31
Yorum
29
Beğeni
5,0
Puan
2059
Okunma
Hep aynı soruyu soruyor burada beni görenler
Bilmiyorlar ki emanet olarak taşıdığım sineyi
Sahibine vermek için bekliyorum
Bak yine gece direniyor güne
Yapışırken camlara bakışım
Ayrılmıyor gölgen
Soluğun tutuşuyor yüzümde
Alıyor koynuna gece
Genişliyor genişledikçe Karadeniz gibi
Gülüşlerin boğulurken açıklarında
Tükeniyor tükendikçe umutlarım
Ayrılık türküleri basıyor dilimi
Söylüyorum ikimiz için
Kim olacak yerini tutan
Kim
Yıldızlarla beraber kayıyor gözlerim
Öpüyor gözyaşımla ıslanmış toprağı
Akşamın yüzünü ağartırken gün
Hoyrat bir türkü sayıyorum umutsuzluğu
Bulutlar karartırken ufukları
Kanatıyor güneşi
Vururken pençelerini gece
Benim gözlerim düş görürken
Kim bilir hangi ummanda yüzer gözlerin
Geçecek elbette diyorum bu ağarma
Kaybolup gitmeyeceğim ya hayatın göğünde
Elbette duracak tomurcuğa güller
Ama gel gör ki
Gittiğinden beri virandır yurdum
Kar yağıyor avuçlarıma
Dökülür yaprakları karayemişlerin
Üşütür
Üşütür
Boşalırken üstüme bir sağanak aniden
Yarışır gözyaşımla
Sabahlar saldırır üstüme
Güneş sayarken kendimi Karadenizin kıyısında
Şimdi ağlıyorum yıktığın saltanatın dizinde
Ama ne çocukluğum uslandı
Ne de sığınabildim bir limana
Ve gitti bu şehirden beni bekleyenler
Terk etti şehri anıları valizleyerek
Kırıldı kolu kanadı şiirin
Gece rengini soyunurken suya
Yüreğimi ve de umutlarımı
Bir kaç kırık dökük anıyla birlikte
Bırakacağım kıyısına denizin
Gideceğim kırık dökük bir şiirle
Gideceğim şehri dünyanın üstüne kapatıp
Gideceğim
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.