9
Yorum
19
Beğeni
5,0
Puan
2519
Okunma

kazılmış her mezar insanı affeder...
ateşti, kandı, yalandı
bir narın çatlamış kabuğundan
sızdığıydı etli hikayemin
kırmızı…
yangındı..
sen getirdin suyu
adımı yaktıklarında
karanfillerin çelenklerden
göç ettiğiydi
cem bebeklerin doğumuna
hiç bu kadar hüzünlü değildi
Arnavut kaldırımları
bu kadar paramparça
bu kadar yaş
sevilmemişti hiç bu kadar
Felatun Bey ile Rakım Efendi
beklerken bir gelmeyi
zordu gitmek o zamanlar
bir tenin acelesi
içimin acemisinden
gittim..
bazı renkler bulutluydu
baktığımda resimlere
tüm kuşlar kuzgundu
içimdeki göçte
mavi iki düğmeydi gözlerim
bir delinin gömleğinde
öptüğünde avuçlarımı
kurulduğuydu atlı karıncaların
ortalık yerlerde
sirkleştiğiydi üzüncün
koca bir gülümseyişte
hiç duymadı ama dedim
kalbim dedim
sise direnen ateş böceğim
saklanır mı dedim
koca bir fil göğüs kafesinde
sonra tan vaktiydi
uçurumu gelmişti bir adamı
mavi gözlerden düşürmenin
karanlıktı
bir ışığın çürüdüğüydü
yokluğu
sen geldin sonra
üşüdüğümdü
bir kapının açılışını
beklediğimdi çırılçıplak
zordu
anahtar deliklerinden bakıldığında
mezar taşlarını okuyup
bir ölüyü anlamak
jir-mç
5.0
100% (20)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.