2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1327
Okunma

Hiçbir sanat akımına uğrayamadan,
yüreğimin tümüne yayılan,
ama en dağarcıksız hali olan
Seni anlatabilmeyi;
ana sütüne bir damla baba gözyaşı katılmış,
haramsızlık ve yalansızlık iksirinden bir yudum içerek ,
hele ki Sen’sizliği anlatabilmeyi,
ne çok isterdim...
söyledikçe anlamsızlaştırdığım,
yazdıkça enine boyuna karaladığım,
araladıkça gözlerimi anlamasınlar diye, yummaya çalıştığım,
en güzel yerinde müziğinin bu aşkın detone olduğum ,
seni bana sorarlarken, ’kim? , bana mi dedin?’
diye geçistirdiğim, bir sen daha yok...
Sen ki; ____ hani var ya, şeyy....
Anlatamıyorum işte...
Hangi martıya simit attım da
Allah seni ekti hayatıma,
amini unutulmuş hangi duaya amin dedim de
senle mükafatlandırdı yüreğimi, bilmiyorum ama,
geriye alınacak kaç sen kaldıysa oksijenden de öte,
her biri için sen defa şükredeceğim kalbimi Yaradana....
Hala anlatamadım seni, görüyorsun ya...
Gönlümden buharlaşmayacak tek aşk damlasısın,
deyip kalırım diye korkmuyorum aslında...
Ya seni anlatırken şiirim yarım kalır ölürsem,
buharlasırsan, başka gönüllere reenkarne olup yağarsan...
işte bundan, evet bundan, çok korkuyorum...
Anlatamadım işte seni, ama sen anla...
....
camı çatlak bir pencerem var benim
hohlayarak sana seslendiğim...
şimdi yine hohluyorum seni
buğuluyorum,
iksirimi de içtim,
seni seviyorum...
Selim yılmaz
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.