36
Yorum
35
Beğeni
4,9
Puan
2683
Okunma

Kayalar keskin bıçak lav topu gibi sıcak
Harşena’nın gölgesi içimde gergef işler
Alnımdaki kızgın lâv bilirim ki akacak
Çıldırtır haziranda bu gelişler gidişler
Gurbetin yollarına yine kasnak sarıldı
Sakin duran hislerim aniden uyarıldı.
Gözyaşımı giyindim perde ördüm buluttan
Hasrete hamileyim dönüş yolunda gece
Yeşermiş şarkılarda iz mi kalmış umuttan
Haykıran dilim sustu hüzün doldum sadece
El sallarken dostlarım yine kalbim buruldu
Ayrılığın acısı benliğime kuruldu
Köprüler yeşil suyun tararken saçlarını
Yıldızlar bir taç ördü zirvesine kalenin
Beynime geçirirken ölüm kıskaçlarını
Periler dans ettiler etrafında halenin
Ah ederek Çakallar tam ortadan yarıldı
Düştüm yola diyerek sevenlerim darıldı
Iskartaya ayrılmış bitmeyen serzenişler
Döküldü kaldırıma deşifre oldu sancım
Üzerime yüklendi eksik koyduğum işler
Mutlaka tamamlardım yeterliydi inancım
Bohçalanıp anılar ellerime verildi
Hasret çektiren yollar önümüze serildi.
Aşkı bana dur diyor gurbet durma git diyor
Uğurlarken uzağa şehrimin sokakları
Arkamdan bağırıyor “ne olur işit” diyor
“Yeniden bekliyoruz” sızlarken şakakları
Öldü sandığım anlar düşlerimde dirildi
Acılarla yoğrulup gamla pekiştirildi.
Okunmamış bir türkü Amasya defterimde
Yeşil vadi önümde sırla dolu hokkadır
Helal olsun emeğim helal olsun terim de
Kaf dağının ardında külden doğan Anka’dır.
Sevdandan coştum taştım sanma gönlüm duruldu
Mihri Hatun’un mührü yüreğime vuruldu.
5.0
94% (33)
3.0
3% (1)
2.0
3% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.