7
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1774
Okunma

Alıcı kuşlar gibi
Başımın üstünde dönerken bin türlü dert
Gündüzüm sisler altında
Gecem zifiriden de karanlık
Köşe başına pusu kurmuş
Beklemekte yalnızlık
Umutlarım darağaçlarında
Celladı olmuş kahır yüklü bulutlar
Ağaçlarda tek yaprak kalmamış
Karadullar ağlarını örmüş kuru dallara
Sevinçlerim, kurban seçilmiş
Alacakaranlık acılara
Avuçlarımda birkaç damla gözyaşı
Çölde serap olmuş, sevgiler
Topraktan fışkıran aşina olduğum kokular değil
Çürümüş umutların son çırpınışları
Nasıl yeşerir üstünde
Sana dair hayallerim
Gözlerin sis lambası kadar aydınlatıyor yolumu
Sözlerin deve dikeni, köy göçüren
Çorak topraklara dönmüş ömrüm
Oysa
Sen bana hayattan geri kalandın
Kışa girmiş gönlümde açan
Yaz çiçeğimdin
Şimdi, suyu tükenmiş
Umut bağladığım nehirlerin
Birkaç çalı yeşerecek yatağında
Ne dalında bülbüller ötecek
Ne de yeşerecek üzerine kalp çizdiğimiz iğde ağacı
Artık susma zamanı
Saklamalıyım sözcükleri zulamda
Kimse duymasın, kimse okumasın
Günü geldiğinde
Dünden bugüne uzanan
Ama güzel
Ama acı
Ama gerçek
Bir masal olup dolaşmalı dillerde
Çünkü
Sen benim en güzel, en uzun masalımdın…
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.