5
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1579
Okunma
Uyumaya yüz tutmuş şehirlerden geçiyordu raylar…
Yüzlerce ışığın yandığı, perde arkasına gizlenmiş yaşamlardan…
……
Zaman adım adım yürürken, ıssız bir Ay’ın buğusuna takıldı gözlerim…
Garip, benizi sarı, epeyce yorgun, bir Hüznün gelişinden habersiz…
Yaşadığımı sanıyordum Kendimin….
Hıh…! Epeyce nefes almaya direndiğim bir anı….
Hani gönlümce kahkahalarla gülme isteğimi…
Yine bir yolun kıyısına bırakıyor…
Sırtıma yüklendiğim sevgi yoksunu ruhumla,
Birkaç adım öteme bıraktığım bedenim arasında eziliyordum…
Hayal meyal tebessümlü anlar, geliyordu gözümün önüne…
Hazin bir serzenişe dökülüyordu en sonunda….
Yorulmuştum artık…..
Yorgundum… ve… ıssız …ve… gözlerim yoktu yerinde…
Yorgundum…ve…susmuş…ve…adımlarım kesikti….
Yavaşça boğulurken gözlerim yarı uykularda,
Gecenin izinde kayboluyordu ışığın gölgesi...
Zoraki, bir nefes alıyordu kalbim inatla,
Oysa; Yaşamaya dönük,bir kıvılcıma misafirdi..
Buğuya yazılmış gülen bir fısıltı
Şimdi;
Demli bir gece kuytusu biriktiriyorum…
Heybesi yamalı,yokluğuna....
Yokluğun ki, Azrail misali bekler kapımda..
Vurma hançeri, varlığımın orta yerine
BEN DAHA YAŞAMADIM Kİ...!
5.0
100% (7)