3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1078
Okunma
bir özlem ırmağı sanki yüreğim
dur, durak bilmeden akar,
akar, kıvrana kıvrana;
umut okyanusuna.
bir an uzaklaşsam kıyılarından
bir an unutacak olsam yâdını
kapıp alıyor kucağına,
ve kanımı kaynatan özlemler
fısıldıyor kulağıma
senin adına…
gönlünü çalabilmek arsız bir hırsız gibi,
vazgeçilmezin olmak
her hayal kurduğunda.
derbeder aşıklar gibi birlikte ıslanmak
hercai yağmurlarda.
birlikte dinlemek
rüzgarın kan kaynatan melodisini;
içli bir sevda türküsü tutturduğunda.
şeyda bülbülü seyre dalmak sessizce;
gonca güle dadandığında…
seninle aynı gecenin kollarında binmek
uyku salıncağına,
aynı rüya ikliminde el ele olmak,
ve seninle doğup hayata her gün
seninle soluk almak.
şafak göz kırptığında güne
iki bedende bir can olup
şükür sunularıyla yönelmek yaratana,
sonra aynı yatakta uyanmak
güneş göz kapaklarımızı tıklattığında…
birlikte örmek ilmik ilmik
hayat dantelasını.
ve güneşe birlikte mendil sallamak
grupla kucaklaştığında,
gece çaldığında tüm gizemiyle kapımızı
birlikte tanık olmak;
ay ve bulutun kışkırtan oynaşına.
sunacağın muhabbet kadehine tutunup
susadığım âb-ı hayat’a kanmak
aşk rengi dudaklarında…
ve öyle özlemek, özümsemek ki seni;
bir duvar bile girse aramıza
hasretine düşmek o an,
sen geldin sanmak
her kapı çaldığında.
seninle aynı damarda kan,
aynı hücrede can,
aynı vücutta ten,
yâni sen olmaktır dileğim, sen!
anlasana!…