47
Yorum
43
Beğeni
5,0
Puan
2973
Okunma

dünyanın bütün kaygısı yarınlar için değil miydi
köleliği azad edilmiş bilalin
sırtındaki yük misali
gözlerimiz görse de dilimiz hep susmadı mı
ağzımızdaki dişlerin kenetlenmiş sesiydi duyulan
bataklıkta hazine arayan kuşların bile hilebaz yanlarına
esrik yanlarımızla baktık.
yüzlerinin ardındaki rengi saklayarak
güller dönmüşse güneşin yönüne
söylenecek iki kelimeyle kapattık perdeleri
kayıp tümcelerin alt yazılarıyla
kavram kargaşası yaşayıp tebelleş ettik viranlarımıza
aradığımız pejmürde yanlarımızı
kasım sonlarında değilde
eylülün çocuk mevsiminde yitirmiştik.
menzilin arka taraflarında seyretmekdeydik
ışığı ve dumanı olmayan köylerin arayışını
kokusu aynıydı ,sesi hep alazlıydı
içten içe büyüyordu içsel kanamalarımız
bilinir ki uzak şehirlerde sokaklar hep karanlıktır
eğer bir çocuk ölmüşse
yağmur ağıtlara erken başlardı
toprak taziyeye hazırdır, hep yaslı analarla beraber
kırmızı kapta zaman tennure gibi
ağır aksak ilerlemekte
mezarlar gülistan bahçesinin kahır ezgilerini taşır
şafak söktü mü işte o zaman yürek köpürmesi sel olmuştur
düşlenecek yarınlar kalmamıştır artık
kör oldu gözlerimiz
karanlıklardan çocuk kafileleri gelmekte
gök rengini kızıla boyamış
nefret güneşe kafa tutmakta
bütün mumlar ölmüştü artık
şarkı söyleyen kadının dili mühürlenmiş
kül örtülmüş güllerin üstüne
anamın kırık beşikteki ninnisi gelmişti kulaklarıma
biz sustuk yok oldu her şey
son ok kınından çıkmıştı
ve bu ütopyanın son neferleriydik
gözlerim ve yüreğim ,
artık eylem hazırlığında
___________________boş kalan çocuk beşiklerine...
Sermin Çınar/İzmir
şiirime nefes olan Deniz Pınar yüreğine selam olsun.Teşekkürler
5.0
100% (48)