14
Yorum
18
Beğeni
5,0
Puan
1532
Okunma
dedi ki İzmir
hayır hâlâ bir yol var
tenha bir yol
fısıltı tadında yağmurla şenlenen
usul bir öpücük ver dudağımın kıyısına
hüznüm de şenlensin
yaşlı bir ney gibi manayla sevişirken
alevlerin ortasında soluğum tükenmemişti henüz
tüm şarkılar üşüyordu
ben bu türküyü yörük kızların dudaklarından çaldım
sesimi yaktım
özlem kokan şehrime haykırdım
sokaklara saldığım ah!larımdan boğuluyordu imbât
vefâkar tragetyam
söylemekten çoktan vazgeçtiğim sözcüklerimi gezdiren tay
ardından geleyim
hangi duâmın eksikliğinden bu yüce boşluk
ıssızlığım çırpınıyor uçmayı öğrenememiş kuş gibi
cinnetimin titreşiminden aklıma çığ düşecek
sıyır tenimi
tut omuzlarımdan, silkele
beyaz kurdeleli çocukluğum
ilk bisikletim
ilk aşkım
en kuytu sevdam
nehrime akan volkan
körfezde yitip giden yüzüm ve
sessiz harflerim
dökülsün gölgemden
dayanmıyor nabzım
doğumdan yenik kalbim
Tanrı-m hiç ağlamadı-m
dışarda çıt yok
genel anestezi altında seyiriyor dünya
bakışlarımla hiçlikleri paylaştığım şehrim
seni ben mi kararttım, sen mi beni
çınar ağacımın gölgesi gibi kamburlaşmış zaman
gerçekler var, kitaplar dolusu
düş sancısı çekiyor kaldırımlar
anlamın yarısı yırtık
buruş buruş olmuş merhamet
acı ve öfke yaralıyor
sıkıntı terletiyor
merhemlerimiz geçmiş zamanlarda mı kaldı saat kulem
yaşamak ne garip Tanrım
yor beni, yu beni
sendelettir, düşür, kaldır
aşklandır, paklandır, içimi, dışımı yak
külümden
ahşap bir huzura düşeyim...
5.0
100% (19)