1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1427
Okunma
Hiç olmadık bir şeyi yapmak gibi,
kendi kalene gol atmak gibi,
onca yolu yürüyüp, eve bir durak kala
dolmuşa binmek gibi...
böyle bir sevdaydı bizdeki
hayata her gün yeniden başlamak gibi!
bir keresinde paramız yeni gelmişti,
zaten ayda bir gün zenginlik hakkımızdı
biz kararlaştırmadık,
karar onlarındı...
kaliteli bir yemek yiyelim diye
gitmiştik sosyetik bir cafeye
eğilmiştin, bana da eğil değilmiştin
kulağıma söylemiştin,
kurufasülye iste diye...
sormuştum ne diye?
eğlenelim demiştin,
kavga edeceksin kurufasülye yok diye.
sonra bizi kovacaklardı,
dönecektik rezil kepazeye…
dediğini yapmıştım, kurufasülye istemiştim
birazda abartıp bulgur pilavıyla demiştim.
garson tabi efendim deyince
nasılda şaşırmıştın,
orada öyle kalakalmıştın.
ve orada iyi yemek diye
bulgur pilavıyla kurufasülye ye
ayda bir olan iyi yemek hakkımızı
etmiştin hediye...
sonra eve gelmiştik, uyumuştuk
uyandığımızda artık fakirdik.
sen paranı vermiştin kurufasülye ye
benimki duruyordu
onu da almıştın
bir buseye.
markete gitmiştin, alışveriş yapmıştın
yani o parayı da harcamıştın.
öyle yemeği vakti geldiğinde
sormuştum ne var diye?
tahmin et demiştin, ben artık anlamıştım
ay sonuna kadar,
taliptik gene kurufasülye ye...
Mehmet Yücedağ
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.