4
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
2447
Okunma
DÜN GECEDEN BU YANA YİNE BAŞTA ÇOCUKLAR OLMAK ÜZERE, ASKER VE SİVİL AYRIMI YAPMADAN DÜNYANIN GÖZLERİNİN İÇİNE BAKA BAKA FİLİSTİNLİLERİ ACIMADAN KATLEDEN İNSANLIKDAN NASİBİNİ ALAMAMIŞ İNSANLIK DIŞI MAHLUKLARA FİLİSTİNLİ BİR ÇOCUK GÖZÜ İLE İSYANIN ŞİİRİDİR
SAPAN TAŞI
Anne bak yine uçak sesleri var
Gökyüzü birazdan yine
Cehennem yağdıracak üzerimize
Yine evlerimizi yıkacaklar anne
Yine arkadaşlarımın kolları kopacak
Okul merdivenlerinde hala
Abdullah’ın kopan bacağının
Kanları var anne
Silememişler kanlarını yerden
Hüseyin’in, Ömer’in, Salih’in
Kanları hala yerde arkadaşlarımın
Hangisini silsinler ki
Yine kan gölüne çevirecekler kasabamızı
Başımıza yıkacaklar yine gök kubbemizi
Durdur bu savaşı anne dayanamıyorum
Bu tank sesleri, bu bomba sesleri
Bu uçak seslerine dayanamıyorum
Durdur bu vahşeti anne durdur
Artık dayanamıyor yüreğim
Fırlayacakmış gibi sanki yerinden anne
Fırlayacakmış gibi
Avuçlarını göğe uzat anne
İnsanlar duymuyor feryatlarımızı
Melekler duyar anne, Allah duyar
Sen dualarını yap
Ben sapan taşlarını hazırlarım
Bir tanka bir sapan taşı
Yeter anne
Sen uzat avuçlarını gökyüzüne
İnsanlara değil anne göğe uzat
Ancak O anlar bizi
İnsanlar çok meşgul anne
Çok işleri var onların
Yazlıklarının villalarının sorunları çok
Meşgul etme onları bozma rahatlarını
Sen Allah’a yönelt avuçlarını
Eyvah geliyorlar yine üzerimize
Okulumuzdan başladılar yine bombalamaya
İşte üç çocuk daha düştü yere
Macit de vuruldu bak ayağa kalkamıyor
Okulun duvarları niye
Böyle kıpkırmızı oldu anne
Daha yeni boyamıştık halbuki öğretmenimizle
Umutlarımız gibi gök mavisine
Hani anne ben okuyacaktım
Doktor olacaktım
Kırılan kolları kopan bacaklarını
Ameliyat edecektim arkadaşlarımın
Anne Filistin demek kan mı demek
Taşlarla kırılan kollar mı demek
Yakılan okullar, yıkılan camiler
Bombalanan hastaneler mi demek
Filistin zulüm mü demek anne
Gözyaşı mı demek
Bir çöp varilinin arkasında
Babasının kollarında
Alnına kurşun saplanan
Dokuz yaşındaki Salih’ler mi demek Filistin
Filistin açlık mı demek
Tank mı, bomba mı demek anne
Peki ya insanlık ne demek
Duyar mı insanlar bu dediklerimi anne
Gücenirler mi yoksa insanlar bana
Anne Filistin demek sapan taşı mı demek
Tank ne demek anne
Gökten yağan bombalar ne demek
Peki insanlık ne demek
Uygarlık ne demek
İnsanca yaşamak ne demek anne
Arkadaş ne demek, akraba ne demek A
Anne ne demek, baba ne demek
Okul ne demek anne... okul... okul
Bütün bunlar ne anne
Ne bunlar
Bunlar ne anne, bunlar ne
Anne bak uygarlık okulumuzdan sonra
Şimdi de minarelerimizi bombalıyor
Camilerimizi yıkıyor
Artık ezanlarımız da okunmayacak
Uygarlık okulları sevmez mi anne
Uygarlık minareleri de mi sevmez
Anne uygarlık insanları sever mi
Çocukları, kuşları sever mi
Çiçekleri, böcekleri sever mi
Uygarlık sadece petrole bulanan
Karabatak kuşlarını mı sever anne
Neden biz Filistin’li olduk ki
Filistinli olacağımıza
Karabatak kuşu olsaydık ya anne
Karabatak kuşu olsaydık ya
Anne bak imam da kanlar içinde kaldı
Bitiremedi ezanını
Şimdi yuvarlanıyor acılar içinde
Cami avlusunda
Bu İsrailliler kaç kişi anne
Kırk kişi var mı yoksa
Ne kadar da çok tankları var
Kara kara kapkara
Ateş gibi kıpkırmızı bombaları var
Bizim oyuncaklarımızdan bile çok tankları
Nerdeyse bizim sapan taşlarımız kadar var anne
Bizim sapan taşlarımız kadar
Anne Macit’in annesi de ağlıyor
Nerede insanlık diye bağırıyor
Feryat ediyor insan arıyor insan
Dünyada bizden başka
Yaşayan insanlar da mı var anne
Peki onlar nerede
Onların da okullarını bombalayan
İsrail askerleri mi var yoksa
Onların da okulları yakılıyorsa
Buradan onlara sapan taşı gönderelim
Zavallıların okullarını camilerini yıkamasınlar
Anne onlara yardım etmeyecek miyiz
Niye susuyorsun
Bak bizim yarım ekmeğimiz var
Bölüşelim onlarla yarısını ne olur ki
Belki açlıktan ağlayan bebekleri vardır
Konuşsana anne, niye konuşmuyorsun
Yoksa sende Abdullah’ın annesi gibi
Benimle artık hiç konuşmayacak mısın
Doktorlar Abdullah’a öyle demiş
Annen artık hiç konuşamayacak
Hiç gülemeyecek
İsraillilere çok kızdı
Artık ebediyen hiç konuşmayacak demiş
Sende Abdullah’ın annesi gibi mi oldun
Artık ne benimle ne başkasıyla
Hiç mi konuşmayacaksın
Peki ben kime anne diyeceğim
Sen bana nasıl yavrum benim
Canım benim diyeceksin
İsraillilere kızıyorsan
Benim suçum ne anne
Konuşsana benimle
Kalk artık kapatma gözlerini aç
Kalk anne kalk yine geliyorlar
Acele bana sapan taşı hazırla anne
Bana sapan taşı hazırla
Macit için, Salih için
Filistin için, Lübnan için
Gazze için
Barış için, huzur için
Kopan bacaklar için
Kırılan kollar için
Masum bebekler için
Tüm dünya için
Kalk bana sapan taşı hazırla anne
Bana sapan taşı hazırla
Gelemesinler üzerimize
Ben daha çok küçüğüm
Dayanamıyor bu savaşa kalbim
Yeter artık yeter
Gelemesinler kalk ve
Bana sapan taşı hazırla anne
Bana sapan taşı hazırla
Faruk ANBARCIOĞLU
Anne bak yine uçak sesleri var
Gökyüzü birazdan yine
Cehennem yağdıracak üzerimize
Yine evlerimizi yıkacaklar anne
Yine arkadaşlarımın kolları kopacak
Okul merdivenlerinde hala
Abdullah’ın kopan bacağının
Kanları var anne
Silememişler kanlarını yerden
Hüseyin’in, Ömer’in, Salih’in…
Kanları hala yerde arkadaşlarımın
Hangisini silsinler ki…
Yine kan gölüne çevirecekler kasabamızı
Başımıza yıkacaklar yine gök kubbemizi
Durdur bu savaşı anne dayanamıyorum
Bu tank sesleri, bu bomba sesleri
Bu uçak seslerine dayanamıyorum
Durdur bu vahşeti anne durdur
Artık dayanamıyor yüreğim
Fırlayacakmış gibi sanki yerinden anne
Fırlayacakmış gibi…
Avuçlarını göğe uzat anne
İnsanlar duymuyor feryatlarımızı
Melekler duyar anne, Allah duyar
Sen dualarını yap
Ben sapan taşlarını hazırlarım
Bir tanka bir sapan taşı
Yeter anne
Sen uzat avuçlarını gökyüzüne
İnsanlara değil anne göğe uzat
Ancak O anlar bizi
İnsanlar çok meşgul anne
Çok işleri var onların
Yazlıklarının villalarının sorunları çok
Meşgul etme onları bozma rahatlarını
Sen Allah’a yönelt avuçlarını
Eyvah geliyorlar yine üzerimize
Okulumuzdan başladılar yine bombalamaya
İşte üç çocuk daha düştü yere
Macit de vuruldu bak ayağa kalkamıyor
Okulun duvarları niye
Böyle kıpkırmızı oldu anne
Daha yeni boyamıştık halbuki öğretmenimizle
Umutlarımız gibi gök mavisine
Hani anne ben okuyacaktım
Doktor olacaktım
Kırılan kolları kopan bacaklarını
Ameliyat edecektim arkadaşlarımın
Anne Filistin demek kan mı demek
Taşlarla kırılan kollar mı demek
Yakılan okullar, yıkılan camiler
Bombalanan hastaneler mi demek
Filistin zulüm mü demek anne
Gözyaşı mı demek
Bir çöp varilinin arkasında
Babasının kollarında
Alnına kurşun saplanan
Dokuz yaşındaki Salih’ler mi demek
Filistin Filistin açlık mı demek
Tank mı, bomba mı demek anne
Peki ya insanlık ne demek
Duyar mı insanlar bu dediklerimi anne
Gücenirler mi yoksa insanlar bana
Anne Filistin demek sapan taşı mı demek
Tank ne demek anne
Gökten yağan bombalar ne demek
Peki insanlık ne demek
Uygarlık ne demek
İnsanca yaşamak ne demek anne
Arkadaş ne demek, akraba ne demek
Anne ne demek, baba ne demek
Okul ne demek anne... okul... okul
Bütün bunlar ne anne
Ne bunlar
Bunlar ne anne, bunlar ne
Anne bak uygarlık okulumuzdan sonra
Şimdi de minarelerimizi bombalıyor
Camilerimizi yıkıyor
Artık ezanlarımız da okunmayacak
Uygarlık okulları sevmez mi anne
Uygarlık minareleri de mi sevmez
Anne uygarlık insanları sever mi
Çocukları, kuşları sever mi
Çiçekleri, böcekleri sever mi
Uygarlık sadece petrole bulanan
Karabatak kuşlarını mı sever anne
Neden biz Filistin’li olduk ki
Filistinli olacağımıza
Karabatak kuşu olsaydık ya anne
Karabatak kuşu olsaydık ya
Anne bak imam da kanlar içinde kaldı
Bitiremedi ezanını
Şimdi yuvarlanıyor acılar içinde
Cami avlusunda
Bu İsrailliler kaç kişi anne
Kırk kişi var mı yoksa
Ne kadar da çok tankları var
Kara kara kapkara
Ateş gibi kıpkırmızı bombaları var
Bizim oyuncaklarımızdan bile çok tankları
Nerdeyse bizim sapan taşlarımız kadar var anne
Bizim sapan taşlarımız kadar
Anne Macit’in annesi de ağlıyor
Nerede insanlık diye bağırıyor
Feryat ediyor insan arıyor insan
Dünyada bizden başka
Yaşayan insanlar da mı var anne
Peki onlar nerede
Onların da okullarını bombalayan
İsrail askerleri mi var yoksa
Onların da okulları yakılıyorsa
Buradan onlara sapan taşı gönderelim
Zavallıların okullarını camilerini yıkamasınlar
Anne onlara yardım etmeyecek miyiz
Niye susuyorsun
Bak bizim yarım ekmeğimiz var
Bölüşelim onlarla yarısını ne olur ki
Belki açlıktan ağlayan bebekleri vardır
Konuşsana anne, niye konuşmuyorsun
Yoksa sende Abdullah’ın annesi gibi
Benimle artık hiç konuşmayacak mısın
Doktorlar Abdullah’a öyle demiş
Annen artık hiç konuşamayacak
Hiç gülemeyecek
İsraillilere çok kızdı
Artık ebediyen hiç konuşmayacak demiş
Sende Abdullah’ın annesi gibi mi oldun
Artık ne benimle ne başkasıyla
Hiç mi konuşmayacaksın
Peki ben kime anne diyeceğim
Sen bana nasıl yavrum benim
Canım benim diyeceksin
İsraillilere kızıyorsan
Benim suçum ne anne
Konuşsana benimle
Kalk artık kapatma gözlerini aç
Kalk anne kalk yine geliyorlar
Acele bana sapan taşı hazırla anne
Bana sapan taşı hazırla
Macit için, Salih için
Filistin için, Lübnan için
Gazze için
Barış için, huzur için
Kopan bacaklar için
Kırılan kollar için
Masum bebekler için
Tüm dünya için
Kalk bana sapan taşı hazırla anne
Bana sapan taşı hazırla
Gelemesinler üzerimize
Ben daha çok küçüğüm
Dayanamıyor bu savaşa kalbim
Yeter artık yeter
Gelemesinler kalk ve
Bana sapan taşı hazırla anne
Bana sapan taşı hazırla
Faruk ANBARCIOĞLU
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.