1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1283
Okunma
Sinesinde bulunurdu bahçenin,
Kabrinin tam üstünde
Şeffaf bir masa örtüsü kılığında
Ellerinde sanki huzursuz bir sükun;
Öylece ortalık yerde,
Kimsesiz, hazin, peşmurde..
Kapısız bir dünyadan geldiğini zannederdin,
Akılsız bir dünyadan sanki;
Sessizce sükutun libasını giyerek,
Eldivensiz, bütün ruhlarda parmak izi bırakıp
Kağıt bir mendilin ağırlığında,
Okuma öğrenen yeni yetmeler misali
El ele tutuşup eve gidenler gibi..
Sinesinde bulunurdu bahçenin
Sessizce, soluk almadan sanki.
Dündü galiba
Seçme yaylasında mantar toplama vakti
Uzaktan gelen seslerin acemiliğinde
Toy bir delikanlı gibi;
Buzlu suyuna inat kop ovasında,
Sıcağın bozkır yaylasında
Ne Alpaslan gibi gürledi,
Ne Yavuz misali heybetini demirledi..
Arsız bir cengaver gibi
Dağdan aşağı selamsız bandosuyla
Kurda kuşa inat dedi..
Kırmızı kalemini çıkardı kınından
Üzerinde Çagabey Bat yazan hani;
Öylece fırlattı hedefine
Muş ovasından Mezopotamya kalesine
Nice bahçelerden geçerek,
Tarumar ederek, viran kılarak
Öylece fırlattı...
Ünal ÇAGABEY
5.0
100% (2)