5
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
1486
Okunma

vakit
kum fırtınası
toprak konuşuyor anadilinde
türküler doğuyor nefesime ait
gam teli doğuştan detone
şehir yanıyor akşam üzeri
sema kırmızı rahmiyle sözlü
ironik fikirler eşelerken beynin kırılgan zarını
titriyor sesim
cenin yorgunluğunu anımsıyor zihin
özgür bir o kadar narin
ışığa çıkıyor yusufcuk göz göze geliyoruz o an
tek hücrelik konuşması
olgunluğu
kadınlığı üretiyor
yatağın pamuksu solungaçları çekiyor terimi
bir sis uğruyor yanıma
gece tonunda rengi
hayal meyal kapatıyor gözlerimi
salıncakları
bayram telaşlarını akıtıyor işgal altındaki takvimime
yaprakları eylül sıcağında demliyorum
boğazımda
bozcaada mevsimi
arkadaşları uğurluyorum kapı ağzı
üstümde yarı çıplak elbisem
ve
yalnızlık senfonisi
kadınca
bir kadeh şarap
rafine ediyor derinliği bağında
haki sansürü kapatırken mahremsi sahneyi
yerleşik düzenleri çiğnerken ayaklarım
izimde iç gıcıklıyıcı bir sarhoşluk
bağbozumu
ruhun
ekşi ağdası..
lamour
5.0
100% (14)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.