16
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
998
Okunma
gece, sabaha kavuşmanın kör telaşında iken
saçlarını düzeltir pencerede siyah orkide
lodosunu bekler, çılgın
süzülür martı sessizce
hayra yorar
kızıldır gün doğumu...
habersiz hiçlik boşluğunda
paslı dili çevirmeyen sözleri
ağır aksak döner boş kadranın zinciri
kızarmış ekmek ve demli bir yudum çay
kapı altından çatlak sesli hüküm, gazete manşeti
sevgiden bi haber divandan okur
_’’namusu derinden sıyırma vakti’’ der yasal kitap_
kırılır kalemi dişleri kenetlenmiş aşkın
gözler soğur...
evler
gökyüzü
ağaçlar
kuşlar
deniz
rüzgar...
...
otuz beşine kelepçelenir hayat
itelenir dar zamanı...
bir kadın
taş köprüler arasında yalnız
bir gardiyanın ter kokusu
sayar çıplak zemindeki taşları
ateşte bilenmiş metal sesi
plastik terlikli köy ebesi
dudağında sigara
külü düşer bacak arasına
gözler soğur...
hava kurşun
elleri kimsesiz...
...
çatlamış dudaklarında batar günü
beyaz ağına kara bir leke
geçti...
artık ağla ma...
11/11/07