18
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
1795
Okunma
Sana sığındım şiir! Kırık bir kalem ile
Açarsan sen açarsın dilini bu ahrazın
An, anı kovalıyor; saatse elem ile
Dokundukça sineme tebessüme erindim
Evren, “Uyan!” diyordu, “Muştusu var ilkyazın!”
Tuhaf… Ama yine de umut ile gerindim…
/Üç vakte sabrım mı var? Zaman zalim, zaman dar
Nabzımı saymaktayım, hemen gelmelisin yâr!/
Sevmek ki, dudağımda yarım kalan bir öykü
Ayın koynunda fettan, meraklısı alazın
Aşka dönsem yüzümü korkutur rüzgâr yükü
Dermansız dizlerimin yıkılırım dibine
Elinden kim tutar ki bahtsızın, anasızın
Ta ezelden ebede kalır dert sahibine
/Üzüldüğüm yeter yâr! Yıkılmak üzereyim
Nâra savruldu ruhum, yakılmak üzereyim…/
Sancılarım artıyor; kan ter içinde gece
Adını sayıklıyor kalpteki vefasızın
Aya git desem gitmez, konuşuyor bilgece
Derya deniz oluyor o konuştukça sine
Ellerim alev alev; vakti mi şimdi nazın
Tükeniyor yüreğim, çık da gel ey bigâne!..
/Üzerimi ört yârim! Üşüme tuttu beni
Nice nice hayaller ateşe attı beni/
Saatin kıskacında, unutulduğum yerde
Adını soruyorum ruhumdaki enkazın
“Acı” diyor, susuyor, oysa iyi bilir de
Dizlerimi kanatan o aşkın belasını
Ezber bozma yüreğim! Şimdi vakti ibrazın
Tek tek ortaya dökmek kalbimin zulasını
/Ümit işte sevdiğim, ufuklara göz sürmek
Nefes kesen düşlerin uğruna ömür vermek/
Sabahlara küsmenin devranı geçer elbet
Arttıkça aydınlığım, sonu gelir açmazın
Ama el atılmalı, bitmeli bu müebbet
Dinmeli yürekteki çöllerin susuzluğu
Esse de zararı yok, gücü yetmez poyrazın
Tenime yüz süren aşk, itince mutsuzluğu
/Üveyliğim bitsin yâr! Turnalarla haber sal
Nadas zamanı geçti; Sorulur mu “Nedir hâl?”/
Sana sığındım şiir! Dinle beni bir zaman
Asılı kalsın bırak gökyüzümde yıldızın
Ağlamayı da bırak; dinle ne der asuman!
Dinecekmiş sızılar ve o aşk fukarası
Eğilip öpecekmiş dudağından avazın
Tükenecekmiş dertler bir de aşkın yarası…
/Ücradan çekip alsan gecem döner sabaha
Neredeysen gel yârim! Girme artık günaha…/
Saadet Ün – 13.02.2012
5.0
100% (16)