1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1109
Okunma

Ne zaman sevmek için açsa kendini yüreğim
Kırılıp döküldü hep sevgilerim
Öyle ya
Çöl içinde su arayan
İki sevdalı buse vaha olur
Aşk susuzluğu gidermektir yürek yangınında
Bilirim aldığını geri vermez hayat
Günler sağır geceler kör olsa da
Gayya kadar derin ve ateştir közün
Ürkek mum ışığında üşür uğramsız gelmelerin
Gecenin kıvrımlı kıyılarından sıyrılır sabahın çilli çehresi
Mor düşer yere
Şafakta ayın su birikintisi
Beceriksiz bir büyücü dokunuşuyla
Aşkı selamlar rüzgar çöle doğru
Duaya açılan avuçlarıma gökyüzü doldu
Düşler intihara teşebbüs etti bu gece
İpini ben çektim
Martılar sustu
Terkedilmiş düşler düştü sokağa yarı çıplak
Karışık hikayeler yazıldı kaldırımlara
Değince ellerin ellerime can çekişi gibiydi sevda
Düştüğüm her yer senin sokağın sandım
Uyanmaz şafağa kaç kez direndi uykularım
Her gidişin yeni bir sancıydı köz kızılı
Ey yediveren iklim dört mevsim
Senden ıramak ölüm demekti
Bir ilkbahar sisinde can verdi duygularım
Üstüne şiirler serildi
Sarsılıp düşerken umutlarım
Tutmayı çoktan unutmuştu ellerim
Ne beklenir aşkı susmuş yürekten
Kapatsam kirpiklerini gözlerimin
Karanlığında doğuyorsun ay gibi
Sen kapat gözlerini kirpiklerin şahit olsun
Sana geliyorum...
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.