" gecenin gözlerini yüzdürüyorum limanın boş avuçlarında "
kıyısında yanık tenli bir güneş ve kumsalında izi kalmış bir kaç çıplak adım acaba sâhibi kim eteğinden dökülen taşlarla yazdım s/onu artık kefili benim
yıldızı düşük bulutların bıraktığı sesli sessizliğe kurulur günlüğüm cebinde mimikler sûretinde günah çıkartan yorgun izler genzimi yakdıkça büyümeye başlar göğsüm
halka olmuş dalgaların kırık kulacında gafletin nefsi
gözler ; kör bakan bir rüya gibi , okunmaz . . . !
dokuyorum şehrin ayazına sıcağı ellerin kül saçlarım is içinde sönmüş ateşin alevi başlar tütmeye ortalık yerde
mavisi d(s)ökülen gökyüzünün uçunda denizin ipi dikilir bileklerinden üstü açık hayâller gömülür toprağa zamânından erken
rüzgârın şekilsiz duruşunu giydirip soyuyorum vakti günde bir kere doğup batan ışıklı c/esâretin kendi gölgesidir karanlığı
ve sen ! eski yüzünü yüzümden silmedikçe dön/me
18/01/2012 15;51 eMİNE
Sessizliğime ses olan güzellik Çimlerin Melodisi ’ne sonsuz "T E Ş E K K Ü R L E R"
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Sevgili Güner, imgeleri bol ve de harika müthiş bir şiirdi. İnsanı hayal dünyasında gezdirip, savuran ve usuna usturupluca kilitleyen, çilingirsiz bırakan türden.. Ee! Tabii ki çok beğendim...
" gecenin gözlerini yüzdürüyorum limanın boş avuçlarında "
kıyısında yanık tenli bir güneş ve kumsalında izi kalmış bir kaç çıplak adım acaba sâhibi kim eteğinden dökülen taşlarla yazdım s/onu artık kefili benim
yıldızı düşük bulutların bıraktığı sesli sessizliğe kurulur günlüğüm cebinde mimikler sûretinde günah çıkartan yorgun izler genzimi yakdıkça büyümeye başlar göğsüm
halka olmuş dalgaların kırık kulacında gafletin nefsi
gözler ; kör bakan bir rüya gibi , okunmaz . . . !
dokuyorum şehrin ayazına sıcağı ellerin kül saçlarım is içinde sönmüş ateşin alevi başlar tütmeye ortalık yerde
mavisi d(s)ökülen gökyüzünün uçunda denizin ipi dikilir bileklerinden üstü açık hayâller gömülür toprağa zamânından erken
rüzgârın şekilsiz duruşunu giydirip soyuyorum vakti günde bir kere doğup batan ışıklı c/esâretin kendi gölgesidir karanlığı
ve sen ! eski yüzünü yüzümden silmedikçe dön/me
=========================================================== Harika dizelerdi okuduğum.. Bütünüyle kusursuz.Derinden damlamış duygular o güzel yüreğinizden.. Kutluyorum kaleminizi... Saygılarımla....
Bana bir radyo ver en cızırtılısından Hüseyin ağbi ve tornavidalar, çıplak sidiler, elektrikli ısıtıcı yanında sıcak suyla ısıtılmış bir çay bardağı
günahlardan yorulduğumun alameti bu gelip de gidememeler genzim İstiklal harbinden kalma kanlı bir sayfa gafletimi tüküren bir ejderha gözlerimde
ne şiirleri söktüm ben bu yürekten, ne şiir zannettiklerimi hiç elbise giymeyen hayalleri diktim evimin tam karşısında sorgu vaktinde ağlama saatleri derken, daha zaman erken
günde kaç defa arınmaktan yoksun nefesler biriktirdim senin takvimlerden değil, gözlerimin dalışlarından haberin olmalı tozlu vezne kağıtlarında irkilen bir kadınım ben şimdi
dönmek istesen de, kırılmışlıklarım senin cebinde biriken hayal pisliği çıkarmak dahi istemiyorum artık; dönmek istersen dahi; dön(e)me bu yüreğe!
kıyısında yanık tenli bir güneş ve kumsalında izi kalmış bir kaç çıplak adım acaba sâhibi kim eteğinden dökülen taşlarla yazdım s/onu artık kefili benim <<<<<<<< Emeğine özüne sağlık cok analmlıydı özüne sağlık,
Bilirsiniz mutlaka. Açılan yaralar dikilirken kullanılam bizim kısaca ''ip dediğimiz nesne aslında barsaktan yapılır. Ama siz bu sefer yarayı barsaktan değil de doğrudan doğruya damardan imal edilmiş bir iple dikmişsiniz. Her nekadar ipsiz deseniz de o dikişin ipini görüyoruz biz.
şiir içimize işlenen rengi haletimize göre giydirilen ruh sesi... bazen neşemizi doldurup içtiğimiz kadehtir bazen de kızgınlığımızı kahırlarımızı post gibi serip çiğnediğimiz grilik...
ve şiir dün eklendiğinde okumuştum ve üzerindeyken seslendirme geldi. önce seslendirme ve yorumlayan kim tanımıyorum ama bana çok profesyonel geldi. seninin buğusu şiire uydurduğu ve her kelimede hissettiğini belirten muhteşem bir ruh izi...
bayıldım gerçekten tek kelimeyle hakkını vermeli 10 numara idi bence...
şiir ve şair nasıl insanın içine hüzün sermedir böyle usul usul ama tokatlar gibi bir sıvama.
kıyısında yanık tenli bir güneş**** ve kumsalında izi kalmış bir kaç çıplak adım acaba sâhibi kim eteğinden dökülen taşlarla yazdım s/onu artık kefili benim
susmalı ve okumalı bir daha bir daha... dağıldım içinde... boğuldum derinlikte.
belki benim ruh halim kapalı belki şiir beni o ruh haline soktu.
yıldızı düşük bulutların bıraktığı sesli sessizliğe kurulur günlüğüm cebinde mimikler sûretinde günah çıkartan yorgun izler genzimi yakdıkça büyümeye başlar göğsüm
halka olmuş dalgaların kırık kulacında gafletin nefsi
bir deklanşörden çıkan ışık gibi çarptı bu dizeler. gözüm mü kamaştı yoksa kıskandım mı farkında değilim. bu ''suretinde genzimi yakan izler'' neden yoksa.
dokuyorum şehrin ayazına sıcağı **** ellerin kül saçlarım is içinde sönmüş ateşin alevi başlar tütmeye ortalık yerde
muazzam gerçekten ... hele üzerine giyindiği sesle birlikte. boşa zırvalıyorum belki ama suskun bir gevezelil çöktü üzerime... içimden nehirler çağlıyorken bağıra bağıra söylemek gerekirken içindekini. sen sus diyor şiir sadece beni oku!...
mavisi d(s)ökülen gökyüzünün uçunda denizin ipi dikilir bileklerinden üstü açık hayâller gömülür toprağa zamânından erken
rüzgârın şekilsiz duruşunu giydirip soyuyorum vakti günde bir kere doğup batan ışıklı c/esâretin kendi gölgesidir karanlığı
ve sen ! eski yüzünü yüzümden silmedikçe dön/me
hepsini aldım işte. aslında tümü öyle bütünlüklü şiir kısa sayılır ama muhteşem bir sergileme öyle bir dolgunluğu var ki o kadar olur...
ve nefis bir şiirsel kompozisyon çizilmiş aşkın mukadderatıyla.
''eski yüzünü silmedikçe içimden'' gelme bana dönme...
ben seni unuttum demek hani en büyük yalandır. defol derken bile saçlarını okşarsın hafif hafif... ölsün isterken durursun meleklerin önüne!
yalan! yalan! diyerek. ve bu kalem elimizde oldukça ne unutmak var ne vazgeçmek. ötelenmiş bir ahkam sadece.
şiire şaire ve seslendiren arkadaşa yazdığı hissettirdiği duyumsattığı -hüzün bile olsa- bu enfes armoni ritm ahenk ve hatta beni bile ağlatabildiği için teşekkürler.
bu tükenmez bir şiir olarak kalacak bende. biline...
keşke benimde ayrı yeten bu onur verici yorumu boyama şansım olsaydı ama siz yinede benim tarafımdan da renklendirildiniz hocam :) çok teşekkür ederim böyle muazzam şiirlere ruh olmak benim için zevkten öte bir yürek işi... ve emineden böyle bir teklifi almak beni ayrıca heyecanlandırdı...
keşke benimde ayrı yeten bu onur verici yorumu boyama şansım olsaydı ama siz yinede benim tarafımdan da renklendirildiniz hocam :) çok teşekkür ederim böyle muazzam şiirlere ruh olmak benim için zevkten öte bir yürek işi... ve emineden böyle bir teklifi almak beni ayrıca heyecanlandırdı...
OYYYY OYYY TATLI ŞİRİNEM GECEME OK GİBİ SAPLANDI BU ŞİİR O KADAR GÜZEL Kİ ( LAF ARAMIZDA ANNEANNEN DE ÇOK BEĞENDİ AMA HEMEN GÖZLERİ DOLDU DİNLERKEN ) İKİMİZ DE SEVGİYLE ÖPÜYORUZ SENİİİ
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.