72
Yorum
28
Beğeni
5,0
Puan
4533
Okunma


kınası tutmuş
duvağı düşmüş bir akşam
duşa girer sabaha karşı
yıkandığı suda ıslanır gündüzün kuru saçları
ve zamanın fırçasıyla taranır dağınıklığı
kıyıları serin
kuytuları firâri avlar gecenin
bir palmiya gölgeliğinde
çakıl taşlarına sarılmış belkilerim
yokluyorum ceplerini
paçalarına dolan baharın cemresini uyandırıyor biri
kırbacında ezber
aralar karanlığın eşiğini
mayalanmış
yırtıkları dolmuş bir labirent çıkmazındayım kısa süreli
mavi derinlerini toplarken yüzeyden
bir kelâmin fıtratında biriktirir yalnızlığı
ayak ucundan doğmaya başlayan güneşin gözünde seyirir
cebrî suâlin anahtarı
sıvandım
dalga dalga uzandım sırtımın üzerine
yosun bağlamış kirpiklerimi doluyor yağmur ellerine
boyası akıyor
tek kullanımlık gamzelere doluyor katreler
ruhumun çatısında oynaşan gökkuşağı
atar hayatın cilâsını
artık elâdır bakışlarımın konuşmaz dili
dünden çıkartıp yarından topluyorum bugünü
k e ş k e . . .
k e ş k e g i d e n d u r s a !
08/08/2011
15;15
eMİNE
5.0
100% (60)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.