38
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2234
Okunma

Mahşeri bir telaşın sayfalarında
Zulme baş kaldıran isyanları yazan kalemler vardı
Hayın gecelerin sessiz soluklarından düşen
Yolunu şaşırmış kurşun misali
Kalleşçe vuran kelimelerin
Yere serdiği meleklerin
Farkında mısın?
Görüyorum, okuyorum, biliyorum
Herşey aşikâr
Anlaşılan o ki sahnede yeni biri var...
Ayrılık
Sallayıp tırpanını
Düşürür yürek tarlasının sarı başaklarını
Tohum kabul etmez kıraç toprakların kara gövdesine
Dün gece ve ondan önceki gece
O insafsızın kollarına esir düşmüştüm yine
Delicesine, çılgıncasına sevişti benimle
Dudakları aradı dudaklarımı, salmak için son nefesi
Şafağı zor gördüm
Sabahı zor ettim...
Kalp yorgun, beden bitap, yatak harap
Git ölümmm
Belki diyen umutlarım var vuslattan yana...
Ah şu soluk aldırmayan sancılar
Gidersen
Beni evde bulacak bu akşam vakitsiz çağrılar
Gitme yârrr...
Dışarıda kan
Dışarıda yalnızlık
Dışarıda ölüm var
Asimaral’da nahoş bir hâl var...
Asimaral... 02 EKİM 2007