0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1584
Okunma
Isısı var.
Dudaktan yerim nefesini
Us ise şehvetin fısıltısı...
Doyumsuzluk değil benimkisi, tin susuz.
Yaşam delirdi.
Demli ‘sus’ sesleri!
Uzar gider gece sabah gecikir
Perdeler kapalı sesler sevişir
Kor ateşten aldım aşkın şevkini.
Gözler inatçı, küskünlük zordur.
Ağrısız başa ağrılar mı revadır?
Gam, servet ve göz çukurları
Dolusu yoksul, boşu revan
Heyulası yoktur, dönsün devran.
Dilim dilinde.
Tadı var şehvetin.
Bal dudakta bin bir marifet
Tenin iyi ki tenimde
Yatıyor şimdiki zaman
Uykumuz ezelden.
Uykusuz düşler gördüm ben,
Bir gözünde alev alev yanmalar
Ötekinde umutlu sanrılar
Sevişiyordu akreplerle yelkovan.
Elin elimde.
Gülüşüyorduk içimizden.
Gözlerin okşuyordu isteklerimi, hissettim;
Geçtik bir tarihin izinden
Böyle değildi de neydi eskiden,
Neydi, o an geçmeyen tek şey içimizden?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.