1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1344
Okunma

kokuna sonbahar yapraklarından
hüzün sarıyorum
şimdi aylardan aralık
bense bir kasım yaprağıyım
sararıp düşerim bir gün dalımdan
belki bir çöpçü faraşına süpürür beni
belki deli bir lodos eser
kaldırımlarda sürükler bedenimi
belki de nedensiz bir yağmuru yağar
toprağa sağar yüreğimi
içine tsunami iliklemiş bir dalga
iyodunu aradıkça yırtılıyor içimde
amma velakin
toprağa buğday düştü bir kere
rüzgârın peşine takılır yağmur
dereler çağlar
üşür ellerim
üşür düdenin anaforlarında yarpızlar
kuşlar yapraklarını sebil etmiş güllere konmuyor
bilesin
bir Tahtalı dağı kaldı sırtımda
bir de omzuma konan
göksü kınalı ardıç kuşları
kuşlar şakıdıkça
içimde bir nağme çınlayacak
yaralı güvercinler havalanacak
sevdalı sığırcık kuşları dansa duracak
bütün dağlar gökyüzüne tutunur
bense gözlerine astığın ihtimallere
5.0
100% (3)