3
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1039
Okunma
Serin bir beyazlık üşüyor ellerinde
Şimdi yağmur altında yüzün
Belki hiç görmediğim bir çiçeğe benziyor.
Yağmur yağıyor.
Habersiz, muştusuz bir kış geliyor
Dışarıda hiç tanımadığım biri ölüyor
Levh-i mahfuzdan adı siliniyor.
Bir telefon çalıyor durmadan belki
Otel odasında
İhtimal ki penceresi
Yola karşıdır
Ve sessizdir arayan
Bazen öyle olur ya
Susmak düşer payımıza
Yağmur yağıyor.
Bikr-i izaledir bir genç kızın
Soluk soluğa bir yasak aşkta
Ağlıyordur.
Yağmur yağıyor
Kayıp bir balinanın soluğuna
Okyanusta.
Kalemin telaşı
Kağıdın sabrını yeniyor
Bir şiir kendini yazdırıyor
Az sonra öleceğini
bilmenin telaşıyla
zamanın ağrısı bu akreple yelkovan
iğnesini bir başka ölüme saklıyor.
Yağmur yağıyor alışılmış sözlerimize
bir başka isim bulmak lazım
Keder denen bu illete
başka dillere de dalmak lazım
unutulmuş
unutulmamış tarihimize
bozulmayan ezberimize
gelmediğin yollara
belki üşüyor ayakların
saçların ıslanıyor
yağmur yağıyor
Ve yağarken yağmur
Seni beklemek
Gelmeyi aklından bile geçirmediğini bilerek
bu
en azından kendimizi haklı çıkaracak kadar
yalancı olduğumuz dünyada
seni beklemek
ölmekle koyun koyunayken
bu yaşam sancısında
tükenen gençliğin ağrısında
ne çare
seni beklemekten vazgeçmeyeceğimi bilerek
yağmur yağıyor
kıpırdanıyorsun içimde
şehirlerin ötesinde kirpiklerin dolaşıyor
düşlerime batıyor
olmadık dizelerim kanıyor
bin yıllardır kanıyor
yağmur yağıyor
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.