6
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1298
Okunma

Petunyam
Kırmızım
Neyi bekliyorsun öksüz çocuklar gibi
Sedef benzeri gölgeler peşinde
Sağır bir zaman
Kör bir gece
Cennete bir adım daha yaklaşıyorsun
Çünkü sana bakarken
Zambağın asil duruşunu hatırlıyorum
Bir de manolyanın tatlı gülüşünü
Solmak için sarfettiğin gayreti
Tutabilseydin içinde
Özlemin her damlası umut olurdu
Şiir olurdun her dilde okunan
Nakış olur aşkın en ince
En naif yüreğine dokunurdun
Bak yine
İçine kapanmanın zamanı geldi
Itırlı sevgi
Çocukluğunu mu istiyorsun geri
Sevda kokan çağlayanların
Su gibi berrak akardı
Saf ve sıcak bir bahardın
Pamuksu düşlerin vardı
Nefesini mutluluğa adak diye sunardın
Yağmur damlardı üzerine en fazla
Bilmezdin arsız ayazları
Küsmezdi rengin umuda
Kuşlar bile zemzem suyundan içer sanırdın
Yükünü rüzgarın boynuna asıp
İçinde ki dualara sarıldın
Çünkü
İsyan senden büyüktü
Kaç lisan öğrendin
Kaç dilde büküldü boynun aşka
Renklere bölündün kanadında kelebeğin
Toz olup döküldün karanfilin pembesine
O yüzdendir çılgınlığın
Bıraktın saçlarını akdeniz akşamlarına şımarık şiirler gibi
Ve melekler misali sevinçten ağladın
Dileklerin ulaştığı yerde
güvercin tedirginliğindeydin
dilin aşk sözünde sürgündü
haramdı
yasaktı
sevgi tutsaktı gözlerinde
Yangın yeri bu şehir
Sükunet sınırsız
Fırtına ertesinde kırıldın
Gökkuşağını kuşandı üstüne gökyüzü
Kurşun gibi ağır
Kökü çürük
Yaprağı kül
Ve ötmeyen bir bülbül gibisin
Sevmek sonsuzluk mu sandın
Oysa sen benim yarattığım bir hayaldin
Sözünde durmayan yağmur gibi
Anılarla boğuştu hüznün
O yüzdendir çılgınlığın
Sayamadım kırılan dallarını
Hayat senden çıkardı hıncını
Petunyam
Kırmızım...
5.0
100% (6)