31
Yorum
17
Beğeni
0,0
Puan
5435
Okunma
sustun
dilsiz ağrılar sardı yüreğini
ya da koca bir boşluk…
belki de yeşim taşlarının sessizliği vurdu
yangın dudaklarına…
ağladın
bıçak yarası yalnızlığına sarılarak
kirpiklerinde isimsiz bir korku
yağmur ıslağı saçlarını döktün, tel örgülü yüzüne
yorgundu kızarmış yanakların…
sıcak bir omuz arayan usuna aldırmadan
titreyen ellerine gömdün ceylan başını…
…….
çocuk
güneş rengi gözlerini de alarak gitti
düşlerindeki masalın yapraklarını aralamaya
ardına döktüğü sihirli sızıya bakmadan
ayın karanlığına dokunmadan, sessizce kaydı yıldızlara…
küstün
yumrukladın bir bir kapıları…
gölgelerin arsızca oynaştığı ıslak duvarlara tükürdün
acımadan ezdin odandaki ayak izlerini…
yine de acının yırttığı gözlerini güldüremedin
gitti çocuk
geride sarı laleler, mor zambaklar
kafesinde ötmeyen kanarya, yatağında yetim ayıcık
odasında loş ışık, ağlayan bir tül bırakarak…
……..
gecenin
yarasa gözlerini boğdu aydınlık
rüzgârın nefesini öptü, yeşil fesleğenler
kırçıl sığırcık sürülerini ağırladı uzun boylu kavaklar
mavinin, maviye kavuştuğu anı muştuladı martılar
uyandı kadın
üzerine giydirdiği tüm acıları silkeledi
sabahın gizine uyanan kırmızı sardunyalara
daldı gitti gözleri...
bir de ufukta süzülen beyaz yelkenliyi andıran güvercine…
Şiirime güzel sesiyle ve muhteşem yorumuyla can katan Sevgili Arkadaşım BENSENO’ya ve güzel yüreğine sonsuz teşekkürler ederim..Her daim Sevgilerimle..Saygılar........
ayşe uçar
18 /09 /2011