0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
682
Okunma
Kanla beslendiğim günler...
Vebalı rüzgârların önünde savrulduğum.
Ahmet Kaya’yı dinliyordum,
Kanımda isyan kabarcıklarını patlatıyordu.
Ve senin hasretin, peşinden
Sökerek ruhumun engebeliklerini
Bozkırda bir atlı gibi geliyordu.
Oysa isyanlarımın ardından, hemen
Bir şafak vakti Bihaç’ta, Keşmir’de
Vurulup düşmek geçiyordu içimden.