0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1518
Okunma

Gidişinin üzerinden kaç mevsim geçtiği umurumda değil
Her mevsim ayrı hazla yaşıyorum seni
Kışın bi başka ,yazın bi başka, baharların tadına doyulmuyor
Yağmur sonrası yüreğime düşen çiğ tanesi yokluğun
Ve içimi ferahlatan toprak kokusu gibi düşer gözlerime hayalin
Yokluğunla bir saydığım kırdığım kalp sayısı
Her geçen gün artıyor
Aklım karma karışık,çözümlenmesi gereken onlarca soru var.
Sen,ben ve yaşama dair tutsak olduğum zindan yokluğun
Beraat verip sana mahkum yüreğime dışarı çıkmak istiyorum
Soluksuz akşamların küf kokan caddelerinde bırakmak istiyorum
Senden miras olan varlığını,
Sensiz yapamayan ben ,seni unutmak istiyorum
Hem de herşeyden çok
Bayram sabahını bekleyen harçlık alan çocuğun sevincidir bana
Seni unutmak.
Adının geçtiği an ağlamadığım olmadı ki
Ağladığımda sarılabileceğim koca bir yalnızlığı istemiyorum artık
Yaş süzülürken gözlerimden nahoş kahkalarını duyardım
Olduğum yere çöküp ağlamayacağım bu defa
Kimseye güvenim de kalmadı sayende
Hiç bir işe yaramayacak bu satırları sana yazarken
Sensiz nefes almanın da mümkün olduğunu öğrendim
Adını simgeleyen harfleri muska yapmıştım
Bak onları da gömdüm maziye,
Artık adın bir anlam taşımıyorlar benim için.
Hüzünden daha çok yakışan şeyler de varmış seven yüreğe
Ruhumun nefes almasını sağlayan yaşam öğretti bana,
Sen bittiğinde ben hayatımın anlamını kazandım.
Hep siyah giyerdim matemini tutarak
Şimdi en sevdiğim renktir beyaz
Oysa ölüler bir tek beyaz giyerler,başka tercihleri yoktur çünkü
O yüzden seni seven kendimi ölü saydım
Değmeyen sen için haddinden fazla kelime öldürdüm
Gözlerimin vanasını eskittim
Şarkılar yaralarına pansuman yaparken
Anlayacaksın bu satırların servet taşıdığını
Hiç başlamamış bir masalın sonuna imza atarken ben
Yüreğimin kanamayı tekrarlayacağını bilerek
Yeni bir aşka yelken açacağım
Adının üzerini kalınca sildim
Her bitişte hoşçakal nutku atılır
Ben ilgilenmiyorum..
Mehmet Zafer
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.