10
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
2166
Okunma

tercihlerimiz, cesaret gerektiren becerilerimizdir
aklım pazar yeri gibi bugünlerde
giderken seni nerede unuttum, unuttum...
sevmelerden sevme beğenirken susuşlarından
sakladığım yaşlı bir darağacına asıyorum aşk’ı
bazı yaralar ölünce dahi kapanmayacak
bazı mutluluklar hep yenik başlayacak hayata
senin bilmediklerini de biliyorum ben
senin diyemediklerini de dillendiriyorum
ölüler konuşamaz oysa / sanrılar yokluyor
seni dinliyorum, galiba deliriyorum
sonra saçlarından öpüyorum zamanın
biliyorum hafızası en az benim kadar tutuk
şimdi sen göğüs boşluğundan bir mendil çıkarıp
arkamdan sallayacaksın mısralarca suskunluğunu
yine benim çok bilmişliğimi kaldırıp çöpe atacaksın
defalarca inciterek ve hırpalayarak yorgunluğumu
ben giderken bütün sağanaklar susacak belki
belki de ben sana hiç gelmedim, paranoya bu
edebi kasılmalara tutulacak bakışlarımız kaybolurken gözden
titreme nöbetlerine kurban gidecek bağımlılığımız
belki en iyi yaptığımız şeyi yapacağız bağışıklığımıza şerbet içirip
-ölenler çabuk unutulurmuş gömüldüğünde, unutacağız-
hepsi bu...
fulya/temmuz2011
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.