2
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
1640
Okunma

Haralardaki küheylanlar gibi gün yüzüne hasret
Böyle bilinmezliğe uzanan günlerde
Bileylenmemiş bir kin peyda olur içinde
Sen bastırmak istedikçe
Büyümesin diye körpe hissini
Yüzünü aynalarla yıkayan bir kadın daha ölür
Kimse hak etmez ne de olsa aldatılmışlığı
Benim aldanışlarımsa tebessümlerle doludur
Gamze çukurlarında boğulan inanışlarım
Yırtık çoraplı bir çocuk kadar mütebessimdir
Bu ilk yanılmışlığım değildir ki
Tecrübe edilen her acı
Ruhuna nefis bir haz dokur
Çünkü insan neye muhtaçsa ona teslim olur
Belki bir kıyamdır bu samimi niyetlere
Lakin nasıl bir kıyamettir
Körpe hecelerine heyecanların
Böyle yıkılmaz mı insan hoşgörüsüyle
Vurulmuş olmaz mı boş böğründen
Hiç düşünmezler mi bunları
İnsan insanın kubbesidir
Gök bir gecede delinebilir
O kadar uzaksın ki duyulmuyor sözlerim
Allah’ın izniyle işte yapayalnız delirdim
Ucuz bir nefretten geriye ne kalır
Biraz ahmaklık kendini pişmanlık sanır
Sabrım tahammülsüzlüğün batağında
Bir kadının uzamayan saçlarıdır
Sen başka bir şehirde sessizce uyurken
Benim kafam hep karışmakla meşgul
Kalbimse sıkışmakla meşhurdur
Kitabın sol yüzünde bana dair bir şeyler ararken
Anladım ki hayat yalnızca
Tutunacak bir şeyi olanlar için makbul
Ne olursa olsun kendin ol dedim kendime
Bir paspas gibi serilsen de yerlere
Kendin olarak seril hem de sere serpe
Özümseyerek yaşa yasadışı kırılmalarını
Bu düpedüz haksızlık ama
Kimin umrunda çamurlaşan darılmışlığın
Sonrası malum
Mutlak bir kördüğüm arifesinde
Önyargılarımı alıp usulca çekildim içime
Galiba yine yanılmadım
fulya/nisan2020