11
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
1830
Okunma


‘Aklımdaki kuşlar hüzünle ölüyor
ve buna bir dur diyen hiçbir gökyüzü görmedim’
Zaman geçip gidiyor üzerimden
yanına almadan beni
belki
bu nedenledir geçmişe takılmam bu denli
Dışarıda çocuk sesleri
bazen tanrı’nın ağzından kaçıyor
duyuyorum
mutluluğa kulak misafiri oluyorum
ki bu eve pek davet edilmem
Biraz daha kalıyorum, biraz daha uzun...
Dışarıda çocuk sesleri bana bilmediğim bir hayattan bahsediyor
parlak nilüfer bahçelerinden
gök kuşağı üzerine kurulu düşler meclisinden
anlamıyorum
dünya haritasında o hayatın yerini bir türlü bulamıyorum
belki bu yüzden ölüme güzel bir anlam getirebiliyorum...
Pencere pervazında ölü bir kuş gibi yatan kederi
avuçlarımın arasına alıyorum sonra
onu sahipleniyorum
onu besliyorum
ona vücudumdan bir yuva yapıyorum!
Belki benim gidecek bir yerim hiç olmadığından...
Dünyanın barış geçirmez tüm savaşları
iki ciğerim arasına düşüyor
göğsümde bazen bir Hiroşima, bazen bir Filistin ağrısı
nasıl nefes alacağımı bilmiyorum!
şimdi, mezar taşı anne rahminin başına dikilmiş
Iraklı bir bebek gibiyim
Belki sırf bu yüzden doğmamış olmayı yeğlerim!
Hayat öldürür ve ölüm hayatın başladığı işi bitirir;
İşte bu yüzden ben
’yaşadım’ diyemiyorum!
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.