6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1745
Okunma
Eski bir hayal gibi
Siyah beyaz fotoğraflarda bıraktım aşkı
Bilmem, hangi yol ayrımında hayatın…
Yalanlardan örülmüş çelengin
Yaldızlarına gömdüm kalbimi.
Artık ne içimi kıpırdatan sabahlar var
Ne uyanmak için bir sebebim
Nefes almak değil derlerdi yaşamak
Ama
Acı çektikçe anlıyorum yaşadığımı…
Hayat şöyle böyle sürüp gidecek
Yeni pazartesiler olacak mecburen
Sen bir çarşambada kalsan da…
Hayatın durduğu bir an var ya
Bir Çarşamba
Bir aşkın infilakı ve yer gök
Paramparça…
…
Nedenler arıyorsun biliyorum
Cevabını bildiğin sorular aklında
Anlamsız bir yağmur gibi
Güneşten sonra
Kapkara bulutların işgal edivermesi
Göklerini…
Bir yabancı soğukluğu girer araya
Bir Çarşamba laneti
Hep kahredersin
Kaybedeceğini anlarsın ansızın
Ve kabullenmek kalır
İçin sızlasa da…
Ey ömrümün geç kalmış sağanağı
Ey kimsesiz kentime uğrayan son vapur
Ey uzaklardaki yakınım
Barınağımı bir dere yatağına kurdum
Bir fay hattına diktim gönlümün gökdelenini
Gözlerime su rengi sürmeler çektim sonra
Üşüyen ellerimle sardım içimin yangınını
Koştum bir sabah koştum ciğerlerim yırtılarak
Oysa çok uzaktı mutluluk/ bir serap gibiydi
Ve koştukça uzaklaşıyordu benden menzilim
Bir keman sesi geliyordu düşlerimi anlatan
Mantığın ve kalbin muhasarasında
Yenilen hep bendim oysa
Her şey illüzyondan ibaret
Gökdelen yıkıldı altındayım sevgili,
Aşkını helal et…
glccbrn
Not: Çarşamba , çarşamba demek değildir her zaman…