1
Yorum
1
Beğeni
4,5
Puan
1361
Okunma

Bir kadeh sek rakı kadar ayaz bakışlarım.
Bu gece yıldızlarla sek sek oynamalıyım...
/
Bilirsin bir parça beni, en çok kendine kıyanlardanım.
Kuyruğu kopartılmış bir uçurtma kadar çaresiz,
kışın, çiçeklere öykünecek kadar sevimsiz bir adamım...
Yüzümdeki çizgiler yokluğunun resmini çizerken
sen en bilinmedik yüzlerin tebessümüne ortak olansın.
Sen kuşandığım kılıcın en keskin yanı olup,
geceleri ciğerlerime tarif edemediğim çizikler atansın.
Güllerin dikenleri tırmaladıkça kana revan ismimi
ismine kilitlerim ellerimi, sonra yağmur başlar,
gözlerimin akıntısı denize ulaşır, yağmura bulanır...
Bütün şehir başlı başına sen kokar Sevgili!
/
İnce bir nota gibi göğsüme saplanan ritimlerin,
güftesi en mahmur enstrümanlarımı ağlatır geceleri.
Oysa sen bakışları caiz olan kadınlardansın,
baharları yeşertmeye yeminli lütuflardansın...
Neden melek gibi bakışlarınla kalbimi parçalarsın?
Bana günah mısın? Yasak mısın? Tuzak mısın?
/
Birazdan dolunay alınca gözlerimi, keseceğim bileklerimi.
Kanımın rengine dikkatli bak olur mu?
İlmek ilmek adının nakışları saklı orada!
Hani,"İliklerime kadar aşığım" demiştim ya,
oradan biliyorum kanımın şifresini...
Hüseyin Özkaymak
5.0
50% (1)
4.0
50% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.