2
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1010
Okunma
komşum kızı mektup yazmış yurdumdan,
gönlünün sesini mektuba koymuş.
usanmış da ayrılığın derdinden
yorgun nefesini mektuba koymuş.
diz üstünde yazmış, ay ışığında,
ortak evimizin dost eşiğinde,
çınlarken ruhunun sarmaşığında
aşkın bestesini mektuba koymuş.
kime yıksın ayrılığın suçunu?
ağlayarak aya dökmüş içini,
makaslayıp saçlarının ucunu
altın destesini mektuba koymuş.
diyor: “sensiz buraya bir hal oldu,
gülüm soldu, bülbülüm de lal oldu,
komşun kızı kuruyan bir dal oldu.”
dalın gölgesini mektuba koymuş.
soruyor: “orada hallerin nice?
aklım seninledir hep gündüz gece.”
hasreti söndürmek için gizlice
umut çeşmesini mektuba koymuş.
kalem edip zülüfünün telini
dizip dökmüş yüreğinden geleni.
bir kez olsun dünya gözüyle beni
görmek hevesini mektuba koymuş.
özlem yüklü bir zincirle boynunda
“pes edemem, diyor, ben bu oyunda.”
nokta diye sözlerinin sonunda
candan busesini mektuba koymuş.
5.0
100% (1)