1
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1209
Okunma
Bir sustun
Kuşlar havalandı düşlerimden.
Şimdi
Sesimdeki meydanlar boş.
Şimdi
Ayaza durmuş mermerler gibi
Soğuk kaldı gözyaşlarım.
Sesinin terasına uzanıyorum.
Usulca bu hikayenin de
Bitişini izliyorum gözlerinde.
Astım nöbetleri geçiriyor sözcükler,
Tıkanıp kalıyorlar
Nefes alamıyorlar.
Oysa ben
Tiril tiril beyaz çarşaflar gibi
Dalgalanmak istiyorum
Özgürlüğünün içinde.
Biliyorum.
Bizim gibiler,
Senin ve benim gibiler
Benzerler kısacası
Hep aynı kaderin pankartlarını taşırlar seslerinde.
Hem de gerektiğinde değil
Daima taşırlar o yalnızlık pankartlarını üstlerinde.
Mutsuzluk
Bir rozet gibi ilşiktir her kıyafette.
Bizim derdimiz
Ulaşılmazlık değildir hiç
Ulaşamamaktır aslında.
Ağaç kökleri gibi
Işıksızlıkla hareketlenir duygularımız.
Mülteci bir ışığa
Hoşgeldin ! demeye
Gücümüz yok hiç.
Bizim kalbimizde
Ölmüş bir serçenin yası yüklü
Her uçan serçenin ardından bir kat daha artan.
Dilimizde
Paslı bir jilet gibi bekliyor kelimeler.
Bir konuşabilseler gerçekten
Kim bilir neleri kesecekler.
Ateşli bir gece nöbetinin
Banyo aynasında
İntiharı arayışıdır bizim adımız.
Hep doğal bir afet gibi beklenir o intihar.
En umulmadık anda
Kendiyle beraber tanımadığı hayatları da
Yerle bir edecek bir deprem ayarında.
Belki bir sel
Önüne geleni sürükleyip yok edecek.
Bizim gibiler
Başkalarının seri katilidir
Ve bu dünyanın da aslında.
En kötüsü de
İki katilin birbirini öldürme çabası.
üstelik düello yapmadan
’Haydi vur beni’ diye haykıran
Kim önce ’GİT’ derse
Diğeri ölür.
Budur yarım kalan öyküleri noktalayan.
HAKAN ÇAVDARCI
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.