0
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
895
Okunma
Yıllarca sevdim onu
gizli-den gizli-ye.
Bir gözümden,
öbürüne vermedim.
O, beni hiç sevmedi
gizlice bakmadı bana,
yakınlarındayken.
Beni düşünerek uyuduğu olmadı
mesela.
Rüyasında hiç görmedi beni,
varlığım,
onu hiç mutlu etmedi.
Yıllar yılı sevdim onu
gizli-den gizli-ye.
Beni sevmesini
beklemedim
Zaten, O da sevmedi.
Saçlarının omuzlarına
dümdüz akmasını sevdim.
Parmak uçlarındaki bir pembeliğin
dudaklarını andırmasını,
ağzının kenarında bir belirsiz gülüşün
“her şey”i biliyormuş gibi,
küstah
ve alaylı duruşunu sevdim.
Hiç karşı duramadım ona
durmadım.
Çünkü upuzun cümleler
Diziyordu kendini
düşünmelerimde.
En sıradan sözler
şiirleşiyordu
özlemelerimde
bin yıllar öncesi belirip
yavaşça siliniyordu da
zaman bir yalan oluyordu sanki
ve aklımda kalan halleri
eskimiyordu yıllar boyunca
kendisiyle beraber yayılıyordu,
dağılıyordu güzelliği de
azalmıyordu
ve bu
aykırıydı oluş’a
düşletiyordu kendini bir biçimde
ve ben ders anlatırken
yalan söylerken
eskimiş yüzümü incelerken
sıra dışı sularda
yaşayıp giderken insanların arasında
küçük aşklar bile yaşarken
çoğunda zamansız
sevmeye devam ettim onu.
Kendime ayırdığım en anlamlı saatlerdi
onu düşleme saatleri
yapabildiğim en güzel işti
hep düşündüm onu
benimle yaşadı düşleri
özlemi
hiç haberi olmadı
ya da hiç önemsemedi
benimle yaşadı özlemi
benimle başladı
ve taştı benden
o bende yokken
ve hiçbir zaman olmayacağını da biliyorken
sevdim bozulmayan büyülere benzeyişini
ve güzelliği sürdü beni
sözsüz dillerin
harfsiz sözlerin
ve sessiz harflerin buzlu denizlerine
bekletti beni
inceltti beni
süsledi beni
beni…
5.0
100% (1)