0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1421
Okunma
biliyorum gideceksin
elde avuçta ne yoksa bitecek
mırıldanacak açlığım, sana inat
tok yaşayacak varlığım...
baharlar, yapraklar,
gözlerin düşecek gözümden
tutulan güneş ardından
gövdesi senin tenin, kardelenler gidecek...
soğuk bir nefesken türkümüz
sözlerimiz kürsüde bitecek,
biz yine taşlanıcaz en koyu caddelerde
taş atıcaz metal hiçliğe
aynı parkta üşüyor olacak ayaklarımız
deli çağında, tümcelerime kaçacak gözlerin
sığınacak yer arayacak dizelerin
bağı çözülecek, önüne serilecek suretim
katıla katıla, hüzünden gülecek
yüzüme hüzünden güller ekeceksin
ne şiirlerimde,
ne de satır aralarımda yol bulucam kendime
pazarda kaybolan çocuk misali
ummadığım anda bırakacaksın ellerimi...
nereye baksam korkak
neye baksam tedirgın, ağlamaklı olacak gözlerim,
cemrem uzaklaşırken teninden
üşümeyeceksin bile!
sarılmak n’için
son kez ısınmak için
hırkama, atkıma
yada bir gülüme, noktama, saklanmayacaksın
-ki zaten bütün hayalin sadece yanmak
ve üşüyen adamlığıma yanaklarını bastırmakken-
beni düşünmeyeceksin bile !
biliyorum,
bu defa büyük gideceksin...
zulada aş, gözde yaş bitecek
tövbelere mesken,
kırılgan boynum ve avuçlarım
korkaradım arşa yürüyecek
uzun havalar çekerek içine
yaralı ceylanlar, urfa dağlarından inecek!
...
bi cigara ver ibrahim
yeter canımı çektirdiğin!
...
Fatih Kasva
11.12.2oo8
o1.5o
/ perşembe
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.