0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1805
Okunma
gözlerim kadar
dağınıktı odam da
muşamba örtülü bu hayat
benim üzerimde yaşar
bedenimden taşardı adeta
ben de onunla yıkanıp
onda arınırdım
dokunamadığım düşlerimden
gözlerime sızan parıltılı
yağmur damlacıklarını
damıtıp tek vuruşluk
bağımlılıklar icat ederdim
kendime hiç erinmeden
her sabah çamur içinde
açardım gözlerimi
o dere yatağında
ki artık bataklığım
olmuş içine çekmekte eritmekteydi
beni liğme liğme
toprak olmadan çamur olmaktı benimki
her sabah ilk iş hiç uyanamamayı dilerdim
her nasılsa daha sonra
incecik bir mutluluk
peydahlanıverirdi içimde
zincirinden koparılmış
uçurtma çocuklarının
iplerinden gökyüzüne bırakırdım
kendimi rüzgarın uğuldayan sesi
yakıcı sıcak ıslıklara dönüşür
ısıtırdı bedenimi bense güneşi arardım
karanlık çığlıklarımın içinde
gözlerimde bir çift paslı umut
ellerimde kelepçe
ercankişisi
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.