6
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1898
Okunma

Trajik yazgıların yollarını kollayan erkete gibi
Zamanı binlere bölerek
Kuzguni korkularda bekliyor yüreğin
Meryem’in kucağındaki sıcaklığın aleve tutacak o çarmıhı
Görmemezlikten geliyorsun işte...
Beni gözlerinden ne zaman kaybedeceksin bilemem
Aşka indirdiğin kılıç benim boynumda yuvalandı çoktan
Sana kırık aynalardan bahsetmedim ben daha
Her karesinde seni çoğaltıp durduğum duvarlarda
//Ah benim hilal kaşlı Asena’m
Senin içtiğin suya karışığım
Ecelime astığım fener
Ay ışığım..//
Vurduğun balyozun güncesinde
Tenime kırmızı mürekkeple kazınmış
Senin ellerinde emanet duran kalın bir kitap mıyım ben
Dudağınla ıslattığın parmak uçlarından beslenen..
Kaç aşk zamanı arkanda kaldım..söylesene ay ışığım
Ya da önünde yorgun bir karayeldim
Bir defa beni sevdiğini söylemesen de hiddetince
Ardına bakan gözlerim de nehirler yürüttüm peşinden
Sularını sürebildiğimce
Nasıl bir aforozun acı şerbetinde aramızda hakem duracak firak
Ya da buzlara kazıdığımız o masum yeminlerden akan kıskançlık
Acıtılmış, ezilmiş bir devire ‘’lale’’hep sen kalacaksın
Ve şiirlerinin üstünde bitap düşecek kirpiklerim
Seni hayal hamağımda sallamamdan yorulacaksın
Sen.. Ay ışığım
Biliyorsun
Ben kuzeyin çocuğuyum
Beni beyaz gövel kanatlarına değdirerek ‘içecek misin’
Bir şarkının nakaratında diline bal arısı düşermiyim yoksa
Devrik vagonlardan yıkılsa sesim kulak diplerine
Kapkara ummanın çocuk meleşmesindeki bozuk lehçemle
Ak denizde..
Ya da..
Ecelime yakın bir yerlerde
Faruk Civelek
5.0
100% (11)