14
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1598
Okunma

“Yüreğin kıbleğahım dönerim tur dağında”
“Cümle melekler pervane ateşinde harında”
batının esiri değildir insanoğlu
akıl ihsan eyledi cümlemize yaradan
gözlerden süzülen her damla yaş değerli
ayaklarda aşınan keçi derisi çarıklar
sıvası dökülmüş gönül bekçileri
kapıları aşındıran her sohbet değerli
inadına bu serüven
bir meleğin kanatlarında seyr-ü sefa
hava boşluklarında zorlanıyor seyahat
bulutlarla temaşa ediyor kuşlar
kimi kanadını yoluyor dertten
kimi de secdeye yüz sürüyor
pervane döndükçe sazendeler
kalburla su taşımak gibi hayat
toprağa ekilmek gibi kökünden
önce geçimini sağlar organik
sonra üşümesin diye yağmurda
üstüne örtülür bereket ana sıcacık
yani ondan gelen ona kul derinlerde
“dost dost diye nicesine sarıldım”
“benim sadık yarim kara topraktır”
der Veysel gönül gözüyle dilinden
yaşamak sabır verir insana
öyle gemler vurur ki iradesine
bütün şehvet duraklarında mimlenir
ve bütün iyi niyetlerde demlenir
musalla durağında herkes eşitlenir
20.04.2010
bütün mesafe iki metre kefeni giyince eşitlenir kimse götürmez dünya mülkünü
kimse Karun kalmaz saf altınlarda yüreği yanık kuşlar gibi vurur kendini secdeye
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.