Kötünün dünyada eseri kalmaz. eyrani
Ali Ekber Hırlak
Ali Ekber Hırlak

Gülnihal

Yorum

Gülnihal

( 3 kişi )

1

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

39

Okunma

Gülnihal

Gülnihal

Geçerken şarkımız sokağın arasından
Giderken bilinmez gönüller karasından
Göçerken duyulmaz sararlar yarasından
Sevdamız güllendi ağlamasın Gülnihal

Soranlar gözlerde çukurlarda sarıldı
Yananlar közlerde kazanlarda karıldı
Geçilmez tuzaklar yakınlardan varıldı
Sönerken küllendi sızlamasın Gülnihal

Yanmadan yakışmaz hatıralar dillenir
Kanmadan deryalar balıklarla killenir
Kabuk tutmuş yara güzellikle güllenir
Biterken umutlar titremesin Gülnihal

Sonuncu geçiyor bilinmez evrelerden
Şarjlanmış büyüler beyine devrelerden
Kapalı bilinmez ketumdan çevrelerden
Yiterken sevdalar çağlamasın Gülnihal


Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Gülnihal Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Gülnihal şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Gülnihal şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
pevruzi
pevruzi, @pevruzi
23.1.2026 00:02:09
5 puan verdi
Üstadım, bu şiir; sevdayı bir yolculuk, acıyı bir olgunlaşma ve hatırayı bir gül bahçesi gibi işleyen derin bir iç âlem anlatısıdır. “Gülnihal” burada yalnız bir sevgili değil, insanın kalbindeki kırılgan umut, saklı masumiyet ve yeniden yeşerme arzusudur.

Dizelerde sokaktan karanlığa, közden küllere uzanan imgeler; sevdanın yalnız güzellikten değil, yanmaktan ve sınanmaktan geçerek anlam kazandığını fısıldar. “Yanmak” ve “kanmak” karşıtlığı, aşkın yüzeyde değil, derinlikte olgunlaştığını anlatır. Yara kabuk bağladıkça gül olur; acı, estetiğe dönüşür. Şiirin ruhu tam da burada parlar: acı bir son değil, dönüşümün kapısıdır.

Son bölümdeki “bilinmez evreler” ve “ketum çevreler” insanın iç dünyasındaki karmaşayı, zihnin ve kalbin labirentlerini simgeler. Sevdaların “yitmesi” bile bir çağlamaya dönüşür; kayıp, sessizlik değil, başka bir varoluş biçimidir. Şiir, Gülnihal’e seslenirken aslında okura seslenir: Sevda sönse bile, onun küllerinden yeni bir gül filizlenebilir.

Bu yönüyle şiir, hüzünle umudu aynı nefeste taşıyan, kalbi yaralayan ama aynı anda iyileştiren bir gönül ilahisi gibi yankılanıyor.

Üstad yüreğine sağlık kalemin var olsun Saygılarımla Sevgilerimle Selamlar……
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
ÜYELİK GİRİŞİ

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL