5
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1772
Okunma

Yıllardır içimize gömdüğümüz nefesle
Düş mevsimlerini yaşarken
Parça parça yok olur basamaktaki hırçınlık
Tutamadığımız ay ışığını
Sislerle barış imzalayan
dalgalara atar zaman..
Elbisesi grimsi bir yalnızlığa döner
Dokunur ama hissetmez etek uçlarını
Denize bakan yamaçlardaki
Çiçeklerin saflığı
Dökülür geçmişin çıkmazlarına
Ölümün alacakaranlığında
Derisi soyulan kuş misali uçar
Bütün çıplaklığıyla esirdir yana yakıla serzenişleri
Oysa..
Bir avuç ezgi tılsımı var kulaklarımda
Ruh ve gizemin öyküsünde
solmayan gök gülümsemeleri buluyordum gözlerinde
Karanlığım uzun dehlizlere aksada
Çıkış güzergâhında yıldızdın doğuşuma
Velhasıl cümlelerle
Suçladığım efkârı,
vefa filizlerken
Yine ıskaladım hayatı çocuk tebessümünde
Kaçıncı seferimiz bilinmez
Uzak yolculukların tuzaklarına
Rüzgârlara gamze olmuş hayallerdeki sefa
Dönümsüz vazgeçişlerine işlemişken ihtiras
Düş hüzün yağmurlarından
Düş ki,
Dün yaşasın artık..
Geleceğin kollarında
Çıksın çöl uykusundan
Dağ çiçeğim..
5.0
100% (6)