0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1735
Okunma
Sene iki bin beş Nisanın üçü
Daha tanışmadan nereye baba
Mevlam bağışlaya günahı suçu
Daha konuşmadan nereye baba
Öpem dedim öpemedim elini
Başına toplandı oğlu gelini
Üzgün kodun çiçeğini gülünü
Daha görüşmeden nereye baba
Ani gidişinle azdı yaralar
İlknur bacım için için kan ağlar
Müveddet anacım giydi karalar
Daha kaynaşmadan nereye baba
Ufuk kardaşımın balı babası
Biricik bacımın gülü babası
Karaca oğlunun dalı babası
Daha buluşmadan nereye baba
Yaralarım derin sızılar acım
Yetmedi feleğe burada gücüm
Ala göz yaşına ben ölem bacım
Daha söyleşmeden nereye baba
Ömrümde demedim kimseye baba
Oğlun karındaşım gül kızın aba
Nice gittin şimdi kara toprağa
Daha ağlaşmadan nereye baba
Ne etsek neylesek yoktur faydası
Bahaneler çoktur bitmiş vadesi
Cenk ile Aysunun tombiş dedesi
Daha gülüşmeden nereye baba
Yanıyor içimde hasret ateşi
Müveddet anamın Kemali eşi
Keşan toprağının can eniştesi
Daha anlaşmadan nereye baba
Mağlup oldum yenemedim kaderi
Bir gece yarısı aldım haberi
Aydının Cananın kayınpederi
Daha bilişmeden nereye baba
Yüce Allah ede rahmeti gani
Temeli böyledir dünyası fani
Ebedi yaşayan var ise hani
Daha ilişmeden nereye baba
Muhammet Mustafa şefaat ede
İmam Musa ceddim imdada gele
Evliya enbiya yardım eyleye
Daha danışmadan nereye baba
Giysisi dolapta asılı kaldı
Sevgisi yürekte basılı kaldı
Resimler albümde küsülü kaldı
Daha karışmadan nereye baba
Firdevs cennetleri ola mekanın
Yüceye kurula mevkin makamın
Yürüye devranın sözün ahkamın
Daha alışmadan nereye baba
Dedesultan oğlun böylece dedi
Yüreğini döktü kelime dizdi
Sohbet masasında iki kadehi
Daha tokuşmadan nereye baba
04.04.2005
5.0
100% (2)