17
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
2743
Okunma

Sen
Bin duvar yıksan da,
saklına yasaklasan da
yalnız kalmayı—
hiç öğrenemedin
özgürlüğün avuttuğu masallarda
çocuk olmayı.
Hadi aç şimdi
geçmiş ömrünün
gelecek semalarını.
Bırak bulutlar geçsin gözlerinden—
gözlerin ki
utangaç kaçışlarla örülmüş bir duvar;
dünlerinde mahcubiyet,
düşlerinde
yâre açılan bir diyar.
Şimdi
kaç İstanbul uyutur gözlerini,
kaç İstanbul uyandırır—söyle.
Avuçlarına sığınan bir şişe şarabın
kızıllığında boğulur ayıklığın;
pişmanlığına kaç kadeh tokuşturur
akşamdan kalma sokaklar?
Oysa
gitmek zamanı gelmeseydi,
kalmaktan yana çalsaydı saatler,
ya da bir kez olsun
durmayı bilseydi an—
inan,
kaderine emanet ettiğin çocuk
bugün öğüttüğün gençliğin olmazdı.
Şimdi sen yine
senden kalanlarla
kumdan kaleler yap.
Belki bir gün
öğrenirsin
özgürlüğün avuttuğu masallarda
çocuk olmayı.
Leyla Demirli
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.