18
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2163
Okunma

tozlu bir vadininin dikenli kaktüsü acıtıyor gezgin ruhumu
tellallar ağıt yakıyor satılık aşkımın arkasından
ve yaralıyor çalan davullar bekaret bekcisi töreyi
simsiyah gecenin ayazında üşür yorgun bedenlerimiz
ben sana saklı, köşelerde,sen bana göz, pencere önlerinde
kaçkın gözlerimizdeki fotoğraflarımız buluşur şimalde
ve öpüşür tutkularımız camın buğusunda
ve bir matem duyulur gecede naçar
bir yıldız daha kayar elleri kınalı
kayıp kentin yakışıklısı yüzünü rüzgarda eskitse de
yaksa tüm kartpostalları ve söndürse tüm sokak lambalarını
bu şehir yıkılsa , magrible maşrık ayrılsa, nasrettin hoca gülmese
ve tüm masallar kötü bitse mostradamusun belinde
yine de düşürmem cemalini sırrımdan, söylemem kimseye
bir fransız sokağının kaldırımlarında düşsem yanaklarına
sükut u çığlıkta tutuştursam, kırmızı başlıklı kızın korkusunda
nefes olup, buharında tutunsam umuda
satılık köyün kurak topraklarında eksem de sevgimi sana
bin umudu öldürsem de güneşte
binbir umut olup yine gelirim sana
ey asma yaprağının içinde gizlenmiş
uslanmaz monalisam
beni bulacağın en son yerde sana doğsam gonca güller açarken.....
selçuk bozdağ/2009 gaziantep(izbe zamanlı, şiir demeti sevdalar çekmecesinden)
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.