17
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
2766
Okunma


Şiir/Düş çelişkisiyle yoğunlaşan şairlerin yaşamdan intihar yoluyla
kopuşlarının anatomisi...
Şair, yaşamın temeline protestodur
Çığlık çığlığadır, derinden
Dizeler sıralar, şiirce
Sevinin ve tutkunun en güzel yerinden...
Duygudan doğan gülüşte büyürken
Birey, kurgudan ötedir, düşte
Derince, yeterince...
İntihar, kaç asırlık çözüm ki inanılası?
Mayakovski’nin, Yesenin’in teninden özge
Bir su damlası, bir dokunuş, bir ürperti
Sonra tütün, sonra duman
Korku, en yabansı
Ürküten yalnızlıklarda dizge
Teslimiyet ve gece
Sessizce...
Ses
Sessiz ve iz
Sizce
Masumiyet öteye açılan penceredir gizlice...
Şafak yangınlarında bir avuç uçurum
Derince
Yüreği kanıyor Pavesa’nın
Ezgin ve nice...
Şiirce sızı / ince
İç yaşamdan kaçıyor Neruda
Her çelişkiden
Evrence, ödünsüzce...
Şiir; yaratı, sözcük bahçelerinden devşirilen özgürlük
Aykırı bir us’ta düş
Özgünce, devingen
Öz/günce üretiş
Var oluş, belleğin imgelerinde
Kişisellikte düş
Eylemsizce...
Camus ve itiraf
Öldürmektir bir anlamda kendini
İçsellikten soyutlayarak bilinçsizce...
Kaybolur kimlik, kopan düştür zamandan
Şiir kalır geriye Celan’dan
’Zaman Kırmızısı Dudaklarla’.
’Düşü Ne Biliyorum’ da ölümsüzleşiyor, Marmara
O andan bir nefes önce
Son yaprakları savuruyorken zaman
Bir klavsenin sesi duyuluyor sinsice...
Yokluk, kapanan bir perdedir, gizlice...
Necdet Arslan
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.