24
Yorum
39
Beğeni
5,0
Puan
2991
Okunma


Elediğim boşluğa dökülen kırıntıların korkunç hiçliği
Benzer sayıklama nöbetleri.
Karanın küfü salıyor kokusunu,bir dal kırılıyor dışarıda,bir cellat
Neden dolaşıp duruyor orta yerde…
Yine eylül
Yine
Göğün mavilerini eriten tümör,üstümüzde bulut mahşeri gri derinlik
İçinden sızan ten kokuları ve sonrasında sen sevdiceğim
Soluğun yeni yetme sürgün saçların tavlı toprak …
Her attığın adım taşları parçalayan örs,uzaklığın zamanı köze dönüştüren
Öfke..Soğumaz ki eylülün harareti sussun dil boşalsın bulutlar…
Kadim çocuğum benim aşk için belediğim oğul arım
Gergefime terlerini işlediğim ırgatım
Bölünen karabasanlar için yetmez mi bu yanılgı
Kaç şakiyi boğdum bir bilsen
Sana saldım sülün sürülerini
Ahh ısırganlar..
Kesmeyin voltalarımı
Ne var ne yok topladım tüm notaları
Eski plaklardan birinde dönen o bildik şarkı
Avuçlarımda kurumuş ırmak yatakları
Adlarını unutan adamlar gördüm otogarlardan kaçan
Böğrümde üşüyen bir öksürük.
Yol gözleyen gri duman gölgeleri.
Yosunlar ne güzel kokarlar büyürken
Gecenin içinde,bir anımsayışımla bölünür ikiye alaca karanlık.
Ay’a bakan yönüm sen
Sana yönelmek bir başka dönenceye dalmak düşüncesidir
Kavlinde durmaz korkular sarar içimi gözlerindeki duman selini düşündükçe
Ah …buğday esmerliği teninin
İşaret parmağını uzat hadi bu yöne
Aşır da götür beni dizelerimle..
Kaçıncı bozgun boşaltmalarından arta kalmış bir yurttur burası
Ateşler yak yarınlara
Nerede soluk almaktaysan orası benim için son adres…
Necdet ARSLAN
....// GÜNDÖNÜMÜ KAPIMIZDA Şiirimi, Günün Seçkileri arasında yer almayı uygun gören Sayın Seçici Kurul’a;sayfama teşrif ederek okuyup yorumlayan şiirseverlere, özel listelerine taşıyan dostlarıma,puanlama jestinde bulunan tüm arkadaşlarıma şükranlarımı sunuyorum.
5.0
100% (31)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.