23
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
1607
Okunma
Ustaya Mektup.
hani sen gülünce diyordun ya usta;
"küçük bir çocuk bağdaş kurar yüreğime,
kıpır kıpır olurum, sığmaz içim içime..."
hani sen ağlayınca
fırtınalar kopar yüreğimde diyordun ya;
artık ağlamıyorum alıştım galiba.
sen gibi ben de öldürdüm yüreğimdeki seni
kesin çözümmüş; bunu da öğrendim sayende.
hani sesini duyunca diyordun ya
"bütün yorgunluğum gider, hafiflerim.
sarılır birkaç kelimeye, örterim geceyi üstüme
hayalini bulutlara asar, bir yıldıza takılır
masal ülkesine sererim minderimi, öyle yatarım."
bunların hepsi laf kalabalığı.
paha biçilir mi hiç onca paylaşılanlara
hani dostluk diyordun ya
her söyleneni doğrudur sandım
tek doğru, insanın kendi doğrularıymış
geç de olsa anladım
kusur sayma ne olur usta da olsan,
zaafların yüzünden çoğu zaman yanıldın.
neden diye hiç sormadın ki bana
ben seni ne çok sevmiştim oysa
yine de seviyorum kendi dünyamda
masumca, karşılıksız, ıssızca ve dostça
anlasana güneş balçıkla sıvanmaz
haklı-haksız mutlaka çıkar ortaya
ellerine tutunmuştum, yüreğine belki de
"tuttuğum eli bırakmam" demiştin hani
inanmıştım sana, kardeşçe bir sevgiydi bizimkisi
her ne kadar yıpratılmış da olsa
sevgiyle yad edeceğim dostlarımdan birisin
ne olur ne olmaz; yine de hakkını helal et usta
11.11.2009/Hatice Ak
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.