19
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
1033
Okunma
Ben şair değilim;
Bazen bir dal kıpırdanışı
Kimi zaman da yere düşen bir yaprak,
Örneğin, kolumdan tüplere kanımı akıtan
sağlık memuru, yada elindeki spatula
ile kbb’mi kontrol eden doktor. O an
yakaladığım bir imgenin peşine düşüp
bir anda yazıverdiğim karalamalardan
ibaret şairliğim.
Bu sabaha karşı uyandığımda,
alışkanlıklarımdan biri olan
uğradığım şiir sayfamda
arkadaş listesi için onay bekleyen
bir şair olduğunu gördüm.
Sayfasına baktım, şiirlerinden bir kaçını
okudum, etkileyici imgelerden kurulmuş
olağanüstü şiirlerle karşılaştım.
sonuç;
benden de böyle bir şiir çıktı ortaya naçizane.
Kusur görülmemesi dileğiyle.
deniz kıyısındayım; uğuldaşan dalgalar,
karaya vurmuş bir gemi, bir iki sandal...
kumsalda bir başlarına,
aynı ben gibi sessiz ve sedasızlar.
içinde sen vardın sanıyorum,
bir de başka bir adam...
hiç görmedim, tanımam;
ama madem senin yanında,
referansı sağlam.
sabahçı barınakları neye benzer?
yalnız et ya da kemik değildir ki onlar;
yürekler vardır mutlaka; kimi durgun,
kimi birilerine dargın...
asıl yuvasını terk eylemiş ruhlar.
biliyorum; kısa anlarla oradasınız,
muhabbet için...
bakmayın bana, bel bağlamayın;
deli poyraz gibiyimdir,
gün doğarken başka, batarken başka eserim.
nazlıyımdır biraz, dilim de sivri...
sevdim mi tam severim ama
ah, bir sevebilsem;
şu "âşık olma" cinsinden...
işte yine ben konuştum,
sessizce dinledin sen.
zaten bu muhabbet de
tam bana uyan cinsten...
biraz soluklanıp,
çayları tazeleyelim istersen.
ne yapsam olmuyor;
gidenin yerine kimse konmuyor.
severim elbette insanları,
hem sevgi barındırmayan
sayılır mı insandan?
Hatice AK/23.10.2009
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.