7
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2007
Okunma
Uykusuz bir geceye daha kulaç attım,
Dipsiz karanlıklarında boğulmamak için.
Yağmur kıskandı gözyaşlarımı,
Gece aldı beni kollarına.
Bir sebep aradım haykırış fantezime
Bulamadım.
Sadece ağladım…!
__
Savaşım; soru işaretleriyle, ünlemlerle,
Bazen de virgülün kuyruğuna takılan,
Tirelerin arasında boğulup,
Noktayla son bulan mazimle. __
İçimdeki çilelerin, acıların.
Dinmeyen ızdırabın sebebini,
Anlayabilmiş değilim aslında.
Aramadığımı,
Bir sebep bulmaya çalışmadığımı,
Zannetmeyin sakın.
Aradım… Bulamadım.
Sadece ağladım…!
Ben kimdim, neydim?
Hafif yeşile çalan ela gözlerimi taşıyan,
Bir baş,
Ve ayaklarımın arasındaki bu bedende,
Ne işi vardı ruhumun.
Kahpe sevdalara kölelik yapıp,
Maskeli yüzlere, sahte gülücükler mi
Savurmalıydım.
Eğer sebep değilse bunlar varolmama.
Niçin dünyadaydım?
Aradım… Bulamadım.
Sadece ağladım…!
İlk değildi;
Siyah saçlardaki bu tutkum,
Kara gözlerdeki esaretim; ilk değildi.
Yüreğimde yangınlar,
Başımda ağrılar,
Her seferinde yıkılışım, kahroluşum nedendi?
Aradım…Bulamadım.
Sadece ağladım…!
Sonra…
Sonra gözyaşlarını düşündüm.
Tufanlar yaşadım bir damla içinde.
Gözyaşı göllerinde boğulan uykular,
Kahrolan duygular geldi gözlerimin önüne.
Güvercin kuşlarını özgürce göğe salan insanların,
Huzurlarını düşündüm bir an.
Yorgunluktan süzülen gözlerimde
Bir başka şimşekler çaktı o vakit.
Ne büyük nimetmiş meğer ağlamak.
Ne destanlar yazarmış göz pınarları.
Herkes ağlayamazmış mutluluk için.
Fakat ben…
Doyasıya, kıyasıya, haykırasıya ağlarım.
Artık özgürüm bende.
En az güvercin kuşları kadar.
5.0
100% (3)