16
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
2967
Okunma


yağmuru ağlat
gidiyorum.
arınmış bir yol bekliyor beni
kamburumda ağır aksak yalnızlık
ve kuzguni bir sefillik alıyorum sırtıma
şimdi an zehir zemberek
ve akrep sancıyla kıvranıyor
ki ben gidiyorum / birileri uğruna
bu sevda ateşten işlemelerle gergef
sokak ortasında
sokaklar çıkmaz
elimde
avucumda
ipsiz sapsız
ve kavrulmuş bir aşk gibi
yanımda.
bulutlar birazdan parçalanacak
kaç.
giyindiğin kaç benlik kaldı ki sokağın tavanında asılı
haydarpaşa’dan kaç vapur gider / içimden neler
ve sorgular
işte beynimi inceden sorgular
bulutlar ebabille yağıyor tenime her defasında.
yanıyorum
gergeften bir dokuma örtülüyor aklıma / ateşten
birileri uğruna sırtıma kambur
istanbul yalnız kalmıştı
ve sabahları mahmur
haydarpaşa neden dedim bilmem
hiç gitmedim
sokaklarında dar gezen bir darağacı
çok sevdalı yağmura
ah! yağmurla
yağmuru öldür
yoksa cinayet
sonra kaç
sen olmadan bu yük taşınamayacak
bulutlar birazdan parçalanır
bu ölüm beyaz değildi
sen sakla / aklanır
ve yağmur ölür
nerde o
ve hangi göğün ardına saklanır
5.0
100% (8)