17
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1483
Okunma
bu gece
yüreğimi asi bir ırmağın eline bıraktım
ne hadiseler göreceğini bilmek sizin
saçlarım sisli bir bulut sürüsü
dolaşır akıntının meyiline doğru
yetim bir cenin sessiz çığlığında
sönük bir yıldız gibi aktım...
bu gece
maziye dair ne varsa dökmek istiyorum
üstü taşlı bir mayın tarlasına
şimdi ömür sensizliğin ötesinde
günü tavırsız içine çekmekte
kaç mevsim oyaladım
hüznü sarı yemenime
içimde sancı kıvranırken
buruk merhametten yoksun
uzak iklimlerin düşsel sokağında toplar...
bu gece
yalnızlığı kucaklayan yağmurdum
kulağıma küpe taktım
bıraktığın her acı heceyi
muhteşemdi dönüşüm
gümüş suyunda sicim gibi yağdım
saçlarının derin vadisine
sonrası zambak açtıran
mübtela kardım...
yamalı bir hırka sarsın bedenimi
üşümesin benle umutlarım
dalda içli öten karganın hali
vallahi düşündürüyor
bilsem kuş dilini
çözsem sır dolu ötüşünü...
bu gece
çağıl bakışlar üzerime rüküştü
kalbim kendi kendine gülüştü
bu gülüşü hayıra yor
sanki hüzüne meydan okuyan suikastı
faili meçhul cinayeti yazıyor
uzak mevsimlerin gazete sayfaları...
sakat bir korku kaplıyor yüreği
mantık dışı hayallerin peşine takılmazken
giyinmiş al cepkeni umut
düşmemek için
kipriklerimde asılı kaldı...
bu gece
anamın sağ yanında esen rüzgardım
yakınından geçip
gün yanığı şakağını okşadım
paslı bir çiviyle oysalarda içimi
bu gece acı duymam
yalnız yarasanın sessiz ağlayışında
inilti var...
bu gece
firar ediyorum kendimle yüzleşmenin tam zamanı
sebepsiz hırslardan uzak
adil bir hesaplaşma
başımda ay ve yıldız
yüreğimde sen ve ülkem...
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.